Anasayfa Genel Ekonomi Spor Sağlık Kültür/Sanat Eğitim Resmi İlanlar Seri İlanlar İletişim
 
Zile de 310 adet fidan dikildi
             
     

Zile de 310 adet fidan dikildi
       İlçemizde  Kaymakamlık,  Orman İşletme  Şefliği, Zile Cumhuriyet   Başsavcılığı  Denetimli   Serbestlik  Müdürlüğü bünyesinde 310 adet fidan dikildi.        Yapılan etkinliğe birçok kamu kurumu personeli, denetimli    serbestlik    hükümlüleri    ve  gönüllüler katıldı.        ‘Geleceğe   Nefes,    Dünyaya     Nefes’     Projesi Kapsamında,    Emirören   Köyü   civarında   Hacı  Mehmetpınarı   mevkisinde  bulunan   Adalet   Ormanı  alanına  310  adet  fidan dikildi.   Zile   Cumhuriyet   Başsavcılığı   Denetimli  Serbestlik    Müdürlüğü    ve   Tokat   Orman   İşletme  Müdürlüğü  işbirliği     ile      gerçekleştirilen     etkinliğe,    Zile Kaymakamı  Mehmet   Ali  Akyüz,    Zile    Belediye Başkanı Şükrü Sargın, Zile Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah     Amanvermez,     Denetimli    Serbestlik Müdür Vekili Orhan  Şimşek,  Denetimli  Serbestlik Müdürlüğü   çalışanları,    denetimli    serbestlikten yararlanan hükümlüler ve ilçe protokolü katıldı.        Fidan    dikme    etkinliğinde      konuşan    Zile Cumhuriyet  Başsavcısı   Abdullah   Amanvermez, "Gelecek nesillerimize  rahat  nefes  alabilecekleri sağlıklı bir ortam bırakmak ve hükümlülerin çevre duyarlılığını    arttırmak    amacıyla    bu    etkinliği düzenledik.  Etkinlikte  310  fidanı  toprakla buluşturduk" dedi. 


Vali Dr. Ozan Balcı nın 10 Kasım Mesajıaaa
İstiklal Savaşımızın Önderi Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Komutan ve Devlet Adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete intikalinin 82. yıl dönümünde sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aziz Türk Milletinin bağrından çıkmış, milleti için, milleti ile birlikte başlattığı bağımsızlık mücadelesinde, cephede kahramanca mücadele eden bir büyük komutan, Türk insanına milli ruh ve benliği aşılayarak yeniden ayağa kalkmasını sağlayan ve Türk Milletinin tüm insanlığın karşısında saygın bir millet olduğunu ispatlayan bir liderdir. Mustafa Kemal Atatürk, vatanına ve milletine çok yüce duygularla bağlı, vatan müdafaasını her şeyin üzerinde tutan, maddi ve manevi tüm varlığını çok sevdiği milletine adamış bir devlet adamı ve komutandır. Onun en büyük emeli Türk milletinin medeni ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını sürdürmesi idi.  Bugün bizlere düşen görev, geleceğe güvenle bakabilmek için milletçe birlik ve beraberlik içerisinde daha çok çalışmak ve geçmişimizden güç alarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet hedefine ulaşmaktır. Atatürk'ün emaneti olan Cumhuriyetimizi, ilelebet korumak ve yaşatmak hepimizin görevidir. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuGazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını bir kez daha saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.


AHİLİĞİN ANADOLU VE ZİLE DE UYGULANAN BİR RİTÜELİ ESNAF DUASI GELENEĞİ
Ahilik, sanat, ticaret ve mesleğin iyi ahlâk, olgun kişilik ve doğrulukla yoğrulmuş karışımıdır.  Cömert, eli açık, alicenab gibi anlamlara gelip ideal insan tipi için kullanılan  Akı sözcüğünün yumuşaması ile oluşmuş Türkçe bir sözcüktür.             Ahilik Türklere özgü olup Anadolu Selçukluları zamanında kurulmuş, Türk fütuvvet yani yardımlaşma, yiğitçe davranma, cömert ve erdemli olma hareketi diyebileceğimiz kuruluşun adıdır. Selçuklu sultanları Anadolu’da yeni bir bölge fethettikleri zaman ilk iş olarak oralarda cami, medrese ve zaviye inşa ederlerken ticaret ve sanat erbabını da yerleştirmişlerdir. Ahiler ve Babailer, Türklerin Anadolu’ya girmelerinden itibaren başlayan, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinin de manevi mimarları olmuşlardır. Osmanlı’nın kuruluşunda Ahiler çok önemli rol oynamışlardır. Ertuğrul Bey, Ahilerin yardımıyla Söğüt’e yerleştirilmiş, Ahi akıncı beylerini ve komutanlarını kendisine yoldaş edinmiştir. Ahilerin gücünden ve etkisinden yararlanmak için Ertuğrul Bey’in, Şeyh Edebali’nin kızını oğlu Osman Bey’e aldığı bilinmektedir. Ahileri yoldaş etme geleneğinin kendisinden sonra gelen padişahlarca da sürdürüldüğü görülmektedir. Beylikler döneminde Ahi kuruluşları hemen hemen her kent ve kasabada Selçuklulara karşı Osmanlıları desteklemişlerdir. Osmanlı Beyliği ise özellikle bu etkin gücün desteğini sağlayabildiği için kısa zamanda gelişip Anadolu’da üstünlüğü ele geçirmiştir. Orhan Bey zamanında da vezirler Ahilerden seçilmiştir. Murat Hüdavendigâr da Ahiler elinden kuşak kuşanmış bir Ahi şeyhidir. Hacı Bektaş Dergâhı meydan evinin kapısı üzerindeki yazıt  I.Murat’ın  fiilen Ahiliğe katıldığının belgesidir.             Ahilik, Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli‘nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilâtıdır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Müslüman Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir.  Ahi diye anılan kişi, kesin olarak bir sanat, ticaret ya da meslek sahibidir. O, bununla birlikte olgun, ahlâklı, merhametli, iyiliksever ve davranışları ile güven veren bir kişiliğe sahiptir. Aile ve meslek eğitimi, din duygusu, Tanrı korkusu ahileri işlerinde üstün kılar. Sanatkârlar  pirine sevgi ve saygısını belirten:                           Lâfla dükkân açılmaz, boş yere etme telaş                         Selmân-ı Pâk da gelse parasız olmaz tıraş                         *                         Burada doğruluk vardır haksızlıktan kaçılır                         Bir yudum su dahi helâlinden içilir                         *                         Bir gelen bir daha gelsin demesin ki bî vefâ                         Sahibine kıl şefaat ya Muhammet Mustafa biçiminde özgün söyleyişleri çerçeveleyip dükkânlarına asarlardı. Aynı mesleği yapanlar kendi aralarında dayanışırlar ve meslekte eski olan ustalık  bakımından üstün olan kimseler o iş için teşkil edilen loncanın başında olurdu. Eğer loncaya bağlı olan kişi bir hile yapıp mesleğe leke düşürecek bir hata yaparsa loncanın başındaki kişi 'pir çivisi' adı verilen çiviyle gidip o kişinin dükkanın kapısını çiviliyerek kapatırdı.  Mesleğe ihanet eden hile yapmaya devam eden kişilerin o mesleğin piri tarafından cezalandırılandırılırdı.             İnsanoğlu varoluşundan bu yana ilahi bir gücün varlığına inanmıştır. Bütün araştırma ve incelemeler bu yöndedir. İnsanoğlu inandığı bu ilahi güce karşı saygılı davranmış, bu ilahi güçten yardım dilemiş ve şükranlarını sunmuştur. Bunları oluşturduğu çeşitli ritüellerle gerçekleştirmiştir. Bunlardan biri de tüm dinlerde bulunan dua adı verilen ritüeldir. Ahilikte, her meslek erbabı peygamberlerden ya da ermiş kişilerden, evliyalardan birisine mesleki olarak bağlılık hisedilir, sabahleyin işine başlarken meslek pirine dua edilir,  zor durumlarda pirden yardım istenirdi. Meslek  pirlerinin bazıları şunlardır: Tüccarların piri  : Hz. Muhammed Leblebicilerin Piri          : İmam Gazali Berberlerin piri  : Selman-ı Farisi Çiftçilerin Piri                : Hz. Adem Debbağların piri            : Ahi Evran       Hallaçların piri   : Hz. Şit Marangozların piri         : Hz Nuh Terzilerin piri                 : Hz.İdris Saatçilerin piri   : Hz. Yusuf Ekmekçilerin Piri           : Hz. Zülküf Az sayıda kalan leblebici esnafı Zile'de Ahilik geleneğini babadan oğula kalan bir miras gibi bilinçle sürdürmekte; dürüstlük ve dayanışmaya da­yanan geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kalmak­tadırlar. Leblebiciliğin pîri imam Gazâli'dir. Yöre halkının inancına göre; "İmam Gazali ateş üzerinde nohutu yemek için kavururken du­mandan gözü yaşarır ve ateşteki (saç üze­rindeki) nohutun üzerine yaş damlar. Islanan sıcak nohut kabuk atıp sarı leblebi ortaya çıkar." Bu olay sonucu leblebicilik başlamış­tır. Zile'de leblebici esnafına çerezci denir. Ahiliğin anadolu ve zile’de  uygulanan bir ritüeli olan esnaf duası  geleneğinin 1992 yılında  Zile Belediye Başkanlığı yapan sayın Şükrü Serimer’in başlattığını bildiğimden Şükrü Serimer’i arayarak;  Şanlıurfa’da, Bolu merkez ve Mudurnu ilçesinde, Malatya’da, Çorum'da, Kahramanmaraş'ta, Konya’da, ve İstanbul’un bazı ilçeleri ile Kapalı Çarşı’nın Zenneciler, Feraseciler, Fesçiler ve Yağcılar caddesinin kesiştiği yerdeki Dua Meydanı ile Mısır Çarşısını oluşturan iki sokağın birleştiği yerdeki Dua Meydanı’nda uygulandığını bildiğimiz Esnaf Duası geleneğinin Zile’de başlattığınız uygulamasının bir öyküsü var mıdır, yoksa yıllardır uygulanan bir yerden görerek mi uyguladınız diye sorduğumda verdiği yanıt: “Sizin de bildiğiniz gibi benim babam, ‘Bereber Cemal’ namı ile anılan Zile’nin eski bir berberi idi. Ben 6-7 yaşlarında iken yaz tatillerinde çırak gibi beni dükkânına götürürdü. Evimizle dükkan arasında  Yeni Hamam Mahallesi Fenerci Sokak'taki Dutlupınar Camii yanında Ahi Evran türbesi vardır. Babam, her gün bu türbenin yanından geçerken durur,dua okur ve öyle geçerdi. Dükkanı açarken de berberlerin piri Salman-ı Faris’i anarak dua okur öyle işine başlardı. Ben, Zile Belediye Başkanı olunca babamın işe başlarken okuduğu dua benzeri genel bir esnaf duası olması gereğine inanarak bazı hocalarla da görüşerek Türkçe bir bereket duası anlamında biri sabah, diğeri de akşam iş yerleri kapanırken okunması için iki metin hazırladım. Bu metinleri Cuma ve Salı günleri belediye hoperlöründen bir cami hocasına okutmaya başlattım.” biçimindedir. Esnaf duası, Anadolu’nun bazı kentlerinde yüzyıllardır süre gelen bir gelenektir. genel olarak uygulamada, Cuma günleri salâ verildikten hemen sonra yapılır. Esnaf duasına esnaflar dükkanlarının önüne ayakta hocanın duasına amin demekle birlikte katılmış olurlar. Dua sonrası gönlünden kopan, ölülerinin ruhuna dua okunmasını isteyen varsa “hayır” adı altında sembol olarak ekmek, lokum gibi elde yenebilecek yiyecekler dağıtılır ve yiyenler/alanlar onlar için de dua ederler.  Zile’de de 1992’den beri gelenek haline gelen, Cuma ve Salı günleri sabah ve akşam görevli bir din adamı tarafından okunan esnaf duasını Zile’den, değerli dostum Ahmet Divriklioğlu,  duayı okuyan din adamından temin ettiği biçimiyle şu şekildedir. sabah okunan dua:     ·         Yüce Allh’ın selamı, rahmeti, bereketi adı güzel Muhammed Mustafa onun aline ashabına temiz ehlibeytine inananlara ve bütün milletimize olsun. ·         İlahi yarabbi alan sensin veren sensin, dilediğine hesapsız rızık verirsin  rızkımızı Artır, kazancımızı bereketlendir yarabbi. ·         Dua bizden bereket senden yarabbi. ·         Dualarımızın kabul olması için ·         Cümle ölmüşlerimizin ruhları için ·         Ticarethanelerimizin ve pazarımızın hayırlı, uğurlu ve bereketli olması için ·         Allah rızası için El Fatiha.           akşam okunan dua:   ·         Yüce Allahın selamı, rahmeti, bereketi adı güzel Muhammed Mustafa’ya  onun âline ashabına, temiz Ehlibeytine inananlara ve bütün milletimize olsun. ·         İlahi yarabbi bizlere kazasız belasız alış veriş yapmayı nasip ettiğin için sana sonsuz şükürler olsun yarabbi. ·         Doymayan gözden, kabul olmayan duadan, faydasız maldan, haksız kazançtan, azdıran zenginlikten, isyan ettiren fakirlikten sana sığınırız yarabbi. ·         Devletimizi, kudretli milletimizi kuvvetli eyle yarabbi. ·         Güzel Zile’mizi, cennet vatanımızı, alemi islamı her türlü kazadan beladan muhafaza eyle yarabbi. ·         Dualarımızın kabul olması için ·         Cümle ölmüşlerimizin ruhları için ·         Bütün şehitlerimizin ve gazilerimizin geçmişlerinin ruhları için ·         Aziz milletimizin sıhhat ve selameti için ·         Allah rızası için   El Fatiha   Zile’de evliya kültü çok önemlidir. İlçe bazında en fazla evliyanın Zile’de olduğu görüşü yaygındır. Seyit Derviş’in sadece Yatırlar Destanı adlı bir şiirinde 16 evliyanın adının geçmesi bu çokluğun işaretidir. YATIRLAR DESTANI Niçin beğenmezsin şehri Zile’yi Şeyh Ethem Çelebi bunda yatmaz mı Velilerin hocasının ulusu Koca Kayser Sultan bunda yatmaz mı   Geçindi dünyada uryan ile aç Bir ahede göstermedi ihtiyaç Dertlilere derman eyleyen ilaç Şeyh Karun Baba bunda yatmaz mı   Rıyazetle geçirirdi eyyamı Gece kaim gündüz siyam müdamı Evliyalar pirinin de imamı İmam Melüküddin bunda yatmaz mı   Dünyaya bakuben alurdu ibret Haktan da kaçuben derdi ehalvet Ederdi dünyada aza kanaat Çoşkun Dede Sultan bunda yatmaz mı   Anı aziz kıldı dünyada Rahman Gezerdi dünyada daima hayran Ana munis idi vuhuş ve tayran Ahievran Sultan da bunda yatmaz mı   Anda tekmildi ilimle irfan Hüdâ kıldı ana lütfundan ihsan Dertlilerin derdine veren derman Şeyh Helvalı Dede bunda yatmaz mı   Asilzade icazet kadimi Halveti tarikinin hadimi Hızır İlyas değil miydi nedimi Pürlü Dede Sultan bunda yatmaz mı   Zehir batın ilimleri okuyan Mürşidi kamilin eteğin tutan Kutbulektab ile kalkıp oturan Şeyh Muharrem Dede bunda yatmaz mı   Eyleyen nefsiyle şeytanı zebun Olmuş asrında kâmili fünun Sahrayı Hıdırlık da olur medfun Ahmet Dede Sultan bunda yatmaz mı Evliyalar zümresinin ulusu Kırkların hem yedilerin reisi Zilede Dede Kargın Halifesi Şeyh İsmail Dede bunda yatmaz mı   Padişah zadedir hem Horasani Hüdâ ihsan etmiş ilmi irfanı Evliyalar zümresinin sultanı Şeyh Nusrettin Sultan bunda yatmaz mı   Ruzu şeb ederdi Hakk’a niyazı Yanımda bir idi dağ ile yazı Veliler zümresinde dahi gazi Hüseyin Gazi de bunda yatmaz mı   Yoğidi ana asrında hiç akran Anı aziz kıldı o gani yezdan Nefsi emmreye basan pehlivan Ahi Baba Sultan bunda yatmaz mı   Seyyah idi şarkı ile mağrıbi Elinden gitmezdi Hakk ın kitabı Evliyalar zümresinin mahbubu Şeyh Ahmet Dede de bunda yatmaz mı   Misli gelmemiştir anın asrında Gece gündüz Hakkın zikri dilinde Şehrin ulu bekçisi üst yanında Arslan Dede Sultan bunda yatmaz mı   Dini islam için gaza edenler Ruzu şeb durmayıp cevlan edenler Kâfir elinde hep helak olanlar Şehid-i şüheda bunda yatmaz mı   Seyid Derviş bütün kendin bilmişler Her birisi birlikte de gelmişler Mezaristanımda medfun olmuşlar Dervişi dervişen bunda yatmaz mı   Yine, Evliya Çelebi’nin,  Ahmed Yesevî’nin halifelerinden ve onun tarikatına mensup dergâhlardan ve buralardaki yesevî dervişlerden bahsetmesi dikkate değerdir. Çoğu Türkistan’dan Anadoluya gelen, şeyhler, dervişler ve evliya mertebesinde görülen erenler, Türk halkınca saygıyla karşılanmış, Anadolu halkı mistikliği nedeniyle eski inanışlar ve milli duygularla uzlaştırıcı bu ruhi akımı benimsemiş,  bu erenleri eski şamanlara benzeterek baş tacı etmişlerdir. Ahievran,  Aslan Dede, Davunlu Dede, Arap Dede,  Çeltek Baba,  Şeyh Ahmet Dede  vb. bu erenlerdendir. Seyahat-nâme’deki Zile inanç kültürü ile ilgili:“Sahra-yı Zile’de menzil-i tekye-i Şeyh Nusret: Hacı Bektaş ile Horasan’dan gelmiş ceddimiz Hâce Ahmed-i Yesevî halîfelerinden Horasan erenleridir.” deyişi büyük önem arz etmektedir. Dileğimiz, Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Esnaf Duası, Ahilik Duası gibi benzer adlarla uygulanan bu güzel gelenekte okunan metinlerin ilgili makamlarca diğer kenttekilerle birlikte incelenip ortak bir görüşle ahilik geleneklerine uygun yeni bir metin hazırlanması ve uygulanmasıdır.  

Vali Dr. Ozan Balcı nın 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı
Tarihi zaferlerle dolu aziz milletimiz ve şanlı ordumuzun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazandığı büyük zaferin 98. yıl dönümünü kutlamanın heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, 26 Ağustos'ta başlayan ve 30 Ağustos 1922'de tarihe altın harflerle yazılmış eşsiz bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muhaberesi ile vatan topraklarımız kurtarılmış, Türk Milleti, hürriyet ve bağımsızlık içinde yaşama onuruna kavuşmuştur. Milletimiz bu zaferle, milli hâkimiyet, birlik ve beraberlik anlayışı içerisinde, kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere, tüm mazlum halklara örnek teşkil edecek biçimde unutulmayacak bir ders vermiş; hiçbir şekilde bağımsızlık ve hürriyetinden ödün vermeyeceğini, sonsuza kadar var olacağını tüm dünyaya kabul ettirmiştir. 30 Ağustos Zaferi, önemli bir askeri başarı olmanın yanında milletimizin sarsılmaz azminin, sahip olduğu üstün iradenin, vatan ve millet sevgisinin, eşsiz kahramanlığın, güçlü birlik ve beraberliğin de unutulmaz sembolüdür. Bu zafer; bütün yokluklara, imkânsızlıklara rağmen yüreği vatan sevgisi ve imanla dolu ordumuzun, milletle kenetlenerek gösterdiği büyük kahramanlıkların ve şanlı mücadelenin sonucunda elde edilen büyük bir zaferdir. Tarih boyunca gücünü, birlik, beraberlik ve kardeşliğinden alan milletimizin sahip olduğu mukaddes değerler etrafında oluşturduğu bu kenetlenme anlayışı ve Büyük Taarruz Ruhu, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da karşılaşacağımız badireleri aşmamızda en büyük güvencemiz olacaktır. Bu vesileyle, İstiklal Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, bugüne kadar mukaddes değerler uğrunda canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyorum. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.



Tokat ta İlk - Sıfır Atık Belgesi - ilçemiz belediyesine
Atık oluşumunun azaltılması ve atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılması adına hizmet binalarında hayata geçirdiği ‘Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ çalışmasıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tokat İl Müdürlüğü tarafından Zile Belediyesi’ne ‘Sıfır Atık Belgesi’ verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tokat İl Müdürü Ali Yılmaz tarafından ‘Sıfır Atık Belgesi’, Zile Belediye Başkanı Şükrü Sargın’a teslim edildi. Makamında belgeleri teslim alan Başkan Sargın, Kısa sürede yaptıkları çalışmalarla Tokat bölgesinde bu belgeleri alan ilk belediye olduklarını belirterek, “önemli olan bir yerden başlamak ve planlı bir şekilde çalışmaya devam etmek. Yapılan çalışmaların meyvesini almaya bir süre sonra başlıyorsunuz. Biz tüm çalışmalarımızı sağlam bir zemine oturtarak planlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımızı bu belge ile taçlandırdıkları için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tokat İl Müdürü Ali Yılmaz’a ve ekibine teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.  ÇÖPLER YERİNDE AYRIŞTIRILIYOR Temmuz 2019’da yayımlanan yönetmelik çerçevesinde; tüm yerel yönetimler, kamu ve özel kurum ile kuruluşlarının ‘Sıfır Atık Belgesi’ alma yükümlülüğü bulunuyor. Zile Belediyesi de ilk olarak ‘Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ yönetmeliğini tüm hizmet binalarında uygulamaya soktu. Binalardaki katlara ikili ve dörtlü gruplar halinde Kağıt-Karton, Plastik, Metal, Cam ve evsel atık kumbaraları yerleştirildi. Ayrıca; Atık Pil, Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya, Atık Aydınlatma Ekipmanları, Atık Toner ve Kartuş ile Bitkisel Atık Yağlar da kumbaralarda toplanarak geri dönüşüme kazandırılıyor. Tüm atıklar binalara yerleştirilen toplam 48 kumbarada toplanıyor. ATIKLAR LİSANSLI FİRMALARA VERİLİYOR Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında personelin masa altlarında bulunan bireysel çöp kovaları da kaldırarak katlarda yer alan ayrıştırma kumbaralarına atılıyor. ‘Geçici Atık Depolama Alanı’nda biriktirilen atıklar ise bertaraf ve geri dönüşüm için bakanlık tarafından yetkilendirilmiş lisanslı firmalara teslim ediliyor. SIFIR ATIK PROJESİ İLÇE GENELİNE YAYILACAK Çevre Koruma Ve Kontrol Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bu hassas çalışma kısa süre içinde belediyenin tüm hizmet binalarında uygulamaya başlandı. Geleceğe daha temiz bir kent ve dünya bırakmak için ‘Sıfır Atık’ projesini ilçe genelinde de yaygınlaştırmayı amaç edinen Zile Belediyesi geri dönüşüm alanında toplumsal bilinci güçlendirmek için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. BELGE KİMLERE VERİLİYOR Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ülke genelinde yürüttüğü proje kapsamında Sıfır Atık Belgesi; israfın önlenmesi, doğal kaynakların daha verimli kullanılması, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesi veya en aza indirilmesi, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrılarak geri dönüşüme kazandırılmasını kapsayan sorumlulukları başarı ile yerine getiren kurumlara veriliyor.  


Vali Dr. Ozan Balcı nın Kurban Bayramı Mesajı
Milletimizin manevi değerlerinin, sosyal yardımlaşma ve dayanışma geleneğinin en anlamlı örneklerinin yaşandığı dini bayramlarımız; sevgi, saygı, yardımlaşma ve hoşgörü duygularının güçlenmesine, toplumun birlik ve beraberliğinin pekiştirilmesine, geleceğe daha da güvenle bakmamıza vesile olan özel günlerdir. Kurban, cömertliktir, dayanışmadır, yoksulların sevindirilmesidir. Kurban, kırık kalpleri, solgun yüzleri, mahzun bakışlıları sevindirmektir.Kurban ibadetindeki asıl mana elimizle birlikte gönlümüzü de birbirimize açmaktır. Bayramların anlamını, güzelliğini ve değerini, sayılı bayram günleriyle sınırlı tutmayarak hayatımızın her döneminde ve tüm ilişkilerimizde hatırlamalıyız. Bayramlarda, dargınlıkları ve kırgınlıkları unutmalı, geleceğe olan inancımızı her ortamda korumalıyız. Pandemi sürecinde geçireceğimiz bir bayramda daha sevdiklerimizle belki kucaklaşamayacağız ancak yapacağımız sıcak bir telefon araması ile onlara madden uzak olsak da manen çok yakın olduğumuzu hissettirerek geçirmeliyiz. Aldığımız tedbirler kapsamında bu bayramda da maske takma, hijyen ve sosyal mesafe kuralına uymaya özen gösterelim. Hem kendi sağlığımız hem sevdiklerimizin sağlığı ve hem de toplum sağlığı için alınan tedbirlere uyulması konusunda özenli davranalım. Bugüne kadar salgın kapsamında alınan tedbirleri büyük bir sabır ve anlayışla yerine getiren Tokatlı hemşerilerime teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimizin aileleri başta olmak üzere Tokatlı hemşehrilerimizin rehavete kapılmadan alınan tedbirlere uyarak geçireceği Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Herkese sağlık ve afiyet diliyorum.” 

Yurt dışındaki hata Türk gençlerini mucit yaptı
Yurt dışında bir alışveriş merkezine annesiyle gelen çocuğun ateşini ölçmek yerine yüzüne dezenfektan sıkılma anını haberlerde gören Zileli 2 arkadaş, bu gibi olumsuzlukları ortadan kaldıran tam otomatik bir cihaz geliştirdi. Tokat'ın Zile ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki 2 arkadaş, yurt dışında bir AVM’de güvenlik görevlisinin koronavirüs tedbirleri kapsamında bir çocuğun ateşini ölçmek isterken yanlışlıkla gözüne dezenfektan sıktığı anları izledi. Bu durumdan etkilenen gençler insan hatasını ortadan kaldırmaya yönelik aynı anda hem dezenfektan hem de ateş ölçen bir cihaz yapmak için çalışmalara başladı. Zile Gençlik Merkezindeki öğretmenlerinden de destek alan Ferhat Karaduman (17) ve Abdullah Altunok (17) akıllarındaki cihaz için gerekli olan parçaları yurtiçi ve yurt dışından sipariş verdi. Pandemi dolayısıyla birçoğu geç gelen parçaların tamamının ellerine ulaşması sonrasında gençler mekanik tasarımı ve yazılımı kendilerine ait olan cihazı kısa sürede tamamladı. Genç beyinler başarıyla çalışan cihazlarını Zile Gençlik Merkezi Müdürlüğünde kullanmaya başladı. Kapı girişine yerleştirilen cihazda elini dezenfekte eden vatandaşların bir taraftan ateşi de ölçülüyor. Vücut ısısı normal değerlerde olan vatandaşlara yeşil yanan led lambalarla geç sinyali veren cihaz, vücut ısısı yüksek seviyede olan vatandaşları tespit ettiğinde ise kırmızı led ışıklarla uyarı veriyor. İnsan hatasına bağlı olumsuzlukları ortadan kaldıran cihazın lokanta, alışveriş merkezleri, gençlik merkezleri gibi insan yoğunluğunun olduğu yerlerde kullanılması hedefleniyor. Cihazı yapmaya yurt dışında yaşanan olumsuz bir olayın ülkemizde haberlerde gösterilmesi sonrasında karar verdiklerini söyleyen Abdullah Altunok, “Olumsuz örnek şöyle oldu. Bir AVM’ye anne ve küçük çocuk girerken, küçük çocuğun ateşini ölçeceği yerde güvenlik görevlisi çocuğun gözüne dezenfekte sıktı. Çocuğun gözleri acıdı, ağladı. Biz de olumsuz olayları en alta düşürmek için bu cihazı yaptık” diye konuştu. Cihazın insan kalabalığı olan her yerde rahatlıkla kullanılabilecek bir özellikte olduğunu söyleyen Ferhat Karaduman, “Biz bu projemizde AMGA-8833 ısı ölçer sensörü aynı zamanda karşıdaki kişiyi algılaması için MZ sensörü kullandık. Ve bu ateşimizi ölçtüğü zaman ekrana yansıtıyor. Alt kısmında ise su motoru, ardinyo gibi mekanik tasarım gerçekleştirdik. Hastanelerde, lokantalarda, Zile Gençlik Merkezi gibi bütün gençlik merkezlerinde kullanılabilir. Artı topluluğun çok olduğu yerlerde korona olma ihtimalini aza indireceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 2 arkadaş cihazı üretmek için Zile Gençlik Merkezi Müdürlüğünden destek istedi. Merkezin atölyesini kullanan gençlerin ortaya çıkardığı cihaz tamamlandıktan sonra merkezde kullanılmaya başladı. Merkez Müdürü Murat Peşmen, “Gençlik Merkezinin en büyük amaçlarının biri de, fikirleriyle, hayalleriyle gelen gençlere destek vermek. Gönüllü gençlerimizi bize böyle bir olay yaşadığını söylediğinde biz de onlara elimizden geldiği kadar nasıl destek vereceğimizi düşünerek bu cihazı üretmelerine yardımcı olduk. Şuanda hem ateş ölçer hem temassız olarak kullanılan ilk cihaz bizde” şeklinde konuştu.iha


Zile Belediyesinde toplu iş sözleşmesi
Zile Belediyesinde çalışan 145 işçiyi kapsayan toplu sözleşme imzalandı.  Zile Belediyesinde çalışan 145 işçinin iki yıllık toplu iş sözleşmesi Hak-İş'e bağlı Hizmet İş Sendikasıyla imzalandı. Belediye binasında toplu iş sözleşmesi imza töreninde konuşan Belediye Başkanı Şükrü Sargın, "Toplu iş sözleşmemizin hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemizin kısıtlı imkanlarına rağmen sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışı ile emekçilerimizin alın terini yerde bırakmadık .Tüm emekçilerimize bu sözleşmenin hayırlı olmasını diliyorum. Bizim temel amacımız çalışanlarımıza insanca yaşama hakkını verecek sosyal ve ekonomik şartları sağlamak. Bunu da yaptığımız bu sözleşme ile gerçekleştirdik. Belediyemize yakışan örnek bir sözleşme yaptık." diye konuştu. Hizmet İş Sendikası Tokat Şube Başkanı Resul Demir, toplu sözleşmenin hayırlı olmasını diledi. Tüm işçiler adına Sargın'a teşekkür eden Demir, "Ülkemizin geçirdiği bu zor günlerde çalışanlarının alın teri ve emeğini güzel bir sözleşme ile taçlandıran başkanımıza minnettarız. Belediye şirket işçisi arkadaşlarımıza tüm kısıtlı imkanlara rağmen 2 yıllık sözleşmenin ilk 6 ayı yüzde 20 ve her altı ay için yüzde 10 sosyal haklara ve yevmiyelere verilen zam analarının ak sütü helal olsun. İşçilerimiz 2018 Nisan'dan beri bu anı bekliyorlardı. Kurban Bayramı öncesi arkadaşlarımıza güzel bir sözleşme yaptık." dedi.aa


Vali Dr. Ozan Balcı nın Atatürk ün Tokat a Teşriflerinin 101. Yılı Mesajı
"Esareti kabul etmeyen, hürriyetinden vazgeçmeyen, zulme asla boyun eğmeyen milletimizin varoluş mücadelesine önderlik etmek suretiyle çıktığı yolda Atatürk’ün, Tokat’ı teşrifleriyle onurlandırmasının 101. yılını büyük bir coşku ile kutluyoruz. Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık çalışmalarının yoğun bir şekilde yürütüldüğü Amasya, Erzurum, Sivas üçgeninde önemli bir geçiş güzergahı olan Tokat, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşının başlangıcından vefatına kadar 6 kez ağırlamıştır. Atatürk’ün Tokat’a gelişleri ile büyük gurur ve mutluluk yaşayan Tokatlılar birlik ve beraberlik içerisinde onu coşkuyla karşılamış ve bağrına basmıştır. 26 Haziran’da Tokat’a ilk kez gelen ve 27 Haziran’da Tokat halkına hitabında: “Hiçbir müdafaa vasıtasına malik olmasak bile dişimiz, tırnağımızla, zayıf ve dermansız kolumuzla mücadele ederek şeref ve haysiyetimizi, namusumuzu müdafaa etmeyi zaruri görüyorum. Tarih, bize vatan uğrunda canını, malını, esirgemeyen milletlerin asla ölmediklerini, hala yaşadıklarını göstermektedir. Ben hayatımı hiçbir zaman milletimizden üstün görmedim ve görmeyeceğim. Her an memleket için şerefimle ölmeye hazırım.” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlatılan Milli Mücadelede Tokat halkı kayıtsız ve şartsız ve 7’den 70’e yer almıştır. Bu fedakârlığın ve kahramanlığın en güzel örnekleri Milli Mücadelenin esasını ve ruhunu yansıtan Hey Onbeşli Ağıdı ve Kınalı Ali Destanıdır.    Genç yaşlı, kadın erkek, çoluk çocuk demeden vatanın ve milletin bağımsızlığı uğruna yapılan ve imkânsızlıklara rağmen zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı, dünya bağımsızlık mücadelesi tarihinde altın bir sayfa olarak yer almıştır. Kurtuluş Savaşımızı başarıya ulaştıran bu fedakarlık, kararlılık ve inanç, dünyada bağımsızlık uğruna verilen mücadelelere de simge olmuştur.   Bugün bizler de devlet ve millet olarak azim ve kararlılıkla, Büyük Önder Atatürk’ün koyduğu ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma hedefine, milli birlik, beraberlik ve dayanışma etrafında şekillenen aynı ruh ve inançla ilerliyoruz.   Bu duygu ve düşüncelerle Tokat’a gelişinin 101. yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, O’nun silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimizi şükranla anıyoruz."

 
  Cami-i Kebir Mah.
 Latif Topçu Sok.No:3/A
 Zile/Tokat
 
  Tel/Fax : 0356 317 9766
 E-posta : ozhabergazetesi@hotmail.com
 bilgi@gazeteozhaber.com
Ziyaretçi Sayısı
715020
Web Tasarım Vur@l Yazılım