ADAY MEMURLAR ! AMAN DİKKAT!

 

Devlet memurluğuna ilk kez atanan ve henüz asil (kadrolu) memur statüsüne geçmemiş kişilere “aday memur” denir.

            Aday memurların yetiştirilerek kadrolarına geçme süresi 1-2 yıldır. Bu süre içinde aday memur başka kurumlara da naklen geçemez.

            29 Ocak 2026 tarih ve 33152 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanunla getirilen değişikliklerle aday memurlar hakkında çok ciddi düzenlemeler yapılmıştır.

            Bu değişiklikleri çok sade bir biçimde izah etmek gerekirse:

            657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 56. Maddesi gereğince; Adaylık süresi içinde (1-2 yıl) memuriyetle bağdaşmayacak durumları tespit edilenlerin ilişkileri disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kesilmekte idi. Örneklendirilirse; aday bir öğretmen hakkında açılan soruşturma sonunda “memuriyetle bağdaşmayacak fiili işlediği” kesinleşirse disiplin amiri olan okul müdürünün teklifi ve valinin onayı ile bu aday memurun işine son verilirdi.

            Burada “atamaya yetkili amirlerin” kimler olduğunu da belirtmek gerekirse;-memurun durumuna göre- bakan, vali, kaymakam, rektör, belediye başkanı, bağımsız kurumlarda (YÖK, SGK gibi) kurum başkanı atamaya yetkili amirdir.

            Peki yeni düzenleme nasıl olmuştur? Aday memurun işine son verme daha mı kolaylaşmıştır yoksa daha mı zorlaşmıştır!

            657/Madde 56 –Adaylık süresi içinde; … birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir.

            Bu maddenin üzerinde durulacak hükmü:

            Aday bir memur, adaylık süresi içinde iki defa uyarma veya iki defa kınama cezası ile bir defa aylıktan kesme cezası almış olursa memuriyetle ilişiğinin kesileceğidir. Bu şekilde ilişiği kesilen kişi 3 yıl süreyle memuriyete dönemeyecektir.

            En can alıcı sorucu; uyarma, kınama, aylıktan kesme cezalarını kim verebilir?

            Cevap: Disiplin amirleri. (657/126) Her Bakanlık Disiplin Amirleri Yönetmeliği yayımlayarak bu amirleri belirlemiştir. Örneğin; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin disiplin amiri okul müdürüdür.

            Bu cezalara esas fiillerden birkaç tane örnek vermek gerekirse (657/125):

            Göreve geç gelmek, erken ayrılmak / tasarruf tedbirlerine riayet etmemek / görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak / belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak (Uyarma).

            Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak/ hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak/verilen emirlere itiraz etmek/ iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak (Kınama).

             Yukarıdaki örnekler uyarma ve kınama cezası gerektiren fiillerden bazıları olup bu cezaları disiplin amiri verebilmektedir. Elbette ki hiçbir yasal düzenleme kötüye kullanılsın, istismar edilsin diye yapılmaz ama sonuçta bu disiplin amirleri de etten kemiktendir, beşerdir, yanıldığı, hata ettiği, sonradan pişman olacağı durumlar yaşayabilirler ama sonuçta aday memurun ilişiği kesilmiştir.

            Bu düzenlemeyle; idarenin hızlı karar alarak elinin güçlendirilmesi, aday memurlar üzerinde caydırıcı etkilerin artırılarak suç işleme oranının minimize edilmesi, nitelikli memur yetiştirilmesi, iş görenlerin disipline edilmesi hedeflenmiş olabilir ama kaygı verici durumların oluşması, sübjektif sonuçların yaratılması, ölçülülük, adalet ilkelerinin de istismarının söz konusu olabileceği gibi endişeler de mevcuttur.

            Disiplin amirlerinin olabilecek keyfi ve kötü niyetli uygulamalarına fırsat vermemek için somut, objektif düzenlemelerin yönetmelik, yönerge gibi alt hukuk normlarıyla belirlenmesi, açıklanması isabetli olacak, yetkilerin mutlak ve keyfi kullanılmasına izin verilmemiş olacaktır.

            Sonuç olarak şu hususu da belirtmekte yarar var:

            Anayasamıza göre; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” Devlet Memurları Kanununa göre “Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna da başvurulabilir, üst makamlara itiraz da edilebilir.