Türkçenin Bekçileri: Dilde Gönül Birliği

 

Yaşadığımız çağın karmaşası ve genel ağın hızı içinde, varlığımızı ayakta tutan en büyük dayanağımızın sarsıldığına tanıklık ediyoruz. Sözcüklerimiz birer birer eksiliyor, tümcelerimiz yabancı esintilerin etkisiyle bozuluyor. İşte tam bu sırada; Zile Fen Lisesi bünyesinde, Kurucu Öğretmen Ali Orhan Günaydın ve Başkan Hilal Ağırbaşlı öncülüğünde yükselen güçlü bir ses bizi kendimize çağırıyor: Dilde Gönül Birliği. Bu topluluk, yalnızca bir dil kuruluşu değil; Türkçeyi bir yurt, sözcükleri ise o yurdun sınır taşları olarak gören gönüllülerin oluşturduğu bir bilinç akımıdır.

​Onlar, dilin yalnızca bir kural yığını olmadığını, asıl amacın bir "duygu ortaklığı" kurmak olduğunu dile getiriyorlar. Topluluğun temel gereği, tabelalardan yazışmalara kadar her yanı saran dil yozlaşmasına karşı durmaktır. Ancak bunu yaparken incitmeden, Türkçenin o köklü inceliğini ve derinliğini anımsatarak ilerliyorlar. Gençlerin sözcük dağarcığını zenginleştirmeyi, unutulmaya yüz tutmuş deyimleri yeniden gündelik yaşamın içine katmayı ve en önemlisi, "doğru Türkçe konuşmanın bir erdem olduğu" bilincini yerleştirmeyi amaçlıyorlar.

​Dilde Gönül Birliği’nin bizlere anımsattığı gerçek çok açıktır: Dilini yitiren bir ulus, belleğini ve bağımsızlığını da yitirir. Bu değerli topluluk, bizleri sözcüklerimiz üzerine yeniden düşünmeye ve ana dilimizi bir emanet gibi korumaya çağırıyor. Eğer siz de köklerinizle bağınızı güçlendirmek ve Türkçemizi yarınlara daha başı dik bir biçimde taşımak istiyorsanız, bu gönül birliğine kulak vermelisiniz. Çünkü onlar biliyorlar ki; dilde birlik sağlanmadan, hiçbir alanda gerçek bir bütünlükten söz edilemez.