- 0 356 317 97 66
Toplumlar, tarihin en eski çağlarından beri,
anma ve kutlama gibi birtakım amaçlar güderek çeşitli ritüeller
oluşturmuşlardır. Bu ritüel uygulamaları insanlığın gelecek nesillere
aktardıkları değerleri belirler.
Eski çağlarda etkinlikler, daha çok
geleneksel ve dini ritüeller biçiminde
olurken, zamanla eğlence, bayram, kutlama ve tören biçimleri gelişmeye
başlamıştır.
1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet döneminin
en önemli fikir akımı Türkçülük olmuş ve devletin içinde bulunduğu bu
felaketlerden kurtulmasının ancak, devletin asıl sahipleri olan Türklere milli
bilinç kazandırmak, vatan, dil ve tarih düşünceleri etrafında birleştirmek olduğu
görülmüştür.
23 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Atatürk
önderliğinde Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk halkının kendi
iradesiyle yeni bir devlet kurduğunun ilanıdır.
TBMM 23 Nisan 1921’de aldığı kararla yeni
Türk devletinin ilk bayramı olarak 23 Nisan gününü “Milli Bayram” kabul
etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk milli bayramı,
1.10.1922’de saltanatın kaldırılmasından sonra “23 Nisan Milli Hakimiyet
Bayramı” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanan bayram, 1927 tarihinden itibaren
bu gün Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu olan Türkiye
Himaye-i Etfal Cemiyeti, kuruluşundan beri benimsediği çocuk davasını
gerçekleştirme yönünde 23 Nisan ve Çocuk günü kutlamalarında öncü bir rol
üstlenmiş, çocuk günü 1929'da Çocuk Haftası’na dönüştürülmüştür. Bir hafta
süresince, resmi törenlerin yanında çocukların bayram neşe ve heyecanını yaşamaları
sağlanmış ve çocukla ilgili birçok nokta kamuoyunun gündemine taşınmıştır.
Kutlamalar sırasında önemli sorumluluklar üstlenen çocuklar, bütün Türk
çocukları adına hazırladıkları isteklerini basına ve Büyük Millet Meclisi’ne
göndererek devletin zirvesine ulaştırabilmişlerdir.
Bu isteklerden bazıları: 1. Çocukların ağır
işlerde çalıştırılmamasını isteriz, 2.
Her çocuğun okula gitmesini isteriz, 3. Her çocuğa eşit gıda ve sağlıklı bir
hayat isteriz, 4. Çocuk sinemaları isteriz, 5. Çocukların evlerde,
okullarda, sokaklarda dövülmemesini isteriz. Gibi masumane ve büyük küçük
herkesin ortak dilekleri biçiminde görülmüştür.
Mustafa Kemal Atatürk'ün 1933 yılında
başlattığı, 23 Nisan'da çocukları makamına kabul edip onlarla sohbet etme âdeti
bu bayramın bir parçası olarak yaygınlaşıp gelenekselleşmiş; devlet adamlarının
makam koltuklarına çocukları oturtma geleneği 2013 yılına kadar devam etmiştir.
Yine 1933'te stadyumlarda beden hareketleri gösterileri ile kutlama geleneği
başlamış; bayramın stadyumlarda binlerce öğrenci ve devlet protokolünün
katıldığı gösterilerin yerini 2013'ten itibaren, sokaklarda karnaval havasında
kutlamalar almıştır.
27 Mayıs 1935’te kabul edilen “Ulusal
Bayramlar ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” ile Hâkimiyeti Millîye ve Çocuk
Bayramı birleştirilerek 22 Nisan öğleden sonra başlayan ve 23 Nisan gününü
içine alan zaman yani bir buçuk günlük süre “Milli Hakimiyet Bayramı” adı
altında kutlanmıştır.
1975 yılında ise kutlamalara Türkiye Radyo
Televizyon Kurumunun katılmasıyla bir hafta boyunca çocuk programlarına yer
verilmiş, büyük eğlenceler düzenlenmiştir.
1978 yılında Ankara’daki okul çocuklarının
katılımıyla TBMM’de çocuk meclisi toplanmış, 1980’de ise Türkiye’nin her
tarafından çocukların katılımıyla “Ulusal Çocuk Parlamentosu”
gerçekleştirilmiştir.
1979 yılı Birleşmiş Milletlerce Dünya Çocuk
Yılı olarak ilan edilince, T.R.T.’nin katılımıyla bayram, başka ülkelerin
çocuklarının törenlere davet edilmesiyle uluslararası düzeye taşınmıştır.
1985’de TBMM ile T.R.T’nin işbirliğiyle 23
Nisan şenlikleri “Dünya Barışı”nı simgeler nitelik almış, böylece 23 Nisan,
Türk çocuklarının dünya çocuklarına armağan ettiği bir bayram haline gelmiştir.
Türk Milletinin geleceğinin hazırlanmasında
olduğu kadar toplumun tüm kesimlerinde Cumhuriyet, milli egemenlik ve milli
bağımsızlık gibi kavramların çok yönlü olarak benimsenmesinde etkili olan çocuk
bayramı aynı zamanda milli dayanışma duygusunun ve millet olma anlayışının
gelişmesinde önemli bir unsurdur.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı’nın çocuklara ve ulusa kazanımları dikkat çekicidir. Çünkü:
Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara
armağan edilen bayram gününde ulu önder Atatürk: “Küçük hanımlar, küçük beyler!
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl
ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu
düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” diyerek çocukların
önemini vurgulayan Atatürk, çocukları milletin geleceği olarak görerek onlara
duyduğu sarsılmaz güveni bu bayramı hediye ederek göstermiştir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,
TBMM'nin 1920'de açılmasıyla millet iradesinin esas alındığı, Atatürk
tarafından çocuklara armağan edilen dünyadaki ilk çocuk bayramı oluşu nedeniyle
Çocuklara güveni sembolize etmiş, ulusa bağımsızlık bilincini, demokrasi
kültürünü ve geleceğin teminatı oldukları inancını aşılamıştır.
Ulusal Egemenlik Bilinci: TBMM'nin
açılmasıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu tescillenmiş ve
monarşiden demokrasiye geçişin temeli atılmıştır.
1979'dan beri uluslararası boyutta kutlanan
23 Nisan, dünya çocuklarını Türkiye'de buluşturarak kardeşlik ve barış
mesajları vermiştir.
Çocukların yönetimde temsil edilme, katılım
ve fikirlerini özgürce ifade etme hakkı (temsili makam devirleri vb.) ön plana
çıkarılarak çocuklara kişilik kazandırılmıştır.
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in kuruluş
temellerinin genç nesillere aktarılmasını sağlamıştır. Kutlamalar esnasında
başarılan konulardan biri de çocuk meselesinin kamuoyunun gündeminde tutularak
çocuk davasının başlıca memleket meselesi yapılmasıdır.
Dünyada, yılda bir günü çocuklara özgü bayram
olarak kutlayan ve bütün dünya çocuklarına armağan eden tek ülke olma onurunu
elinde bulunduran bir toplumun ferdi olarak 23 Nisan 2026 Ulusal Egemenlik ve
Çocuk Bayramı’nızı yürekten kutluyor, 23 Nisan; çocukların neşesi, ulusun
özgürlüğünün teminatı oluşu onuruna
Çocuklar şiirimi sunuyorum.
ÇOCUKLAR
Yağsın çocukların üstüne
Bereket yağmuru
Savaş ezikliği duymadan
Bayram yerlerinde gönensinler
Doğa aşkı
Kitap aşkı
Memleket aşkı
Sarsın bedenlerini
Yıldızlı dünyalarında çocuklar
Güzel günler görüp
Sevinsinler
Mehmet YARDIMCI