- 0 356 317 97 66
Havaların
sıcaklıklarının yükselmesiyle kene kaynaklı vakaların da kendini
gösterebildiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Dekan Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji
Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, "Ülkemizde 3 hastalık kenelerle
ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz benekli
ateşi. Çıplak elle değil tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. KKKA
için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler
başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı gibi belirtiler çok özgül değil, o
yüzden gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, keneler
ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir.
Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, daha dikkatli olmamız gerekiyor" dedi.
Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)
nedeniyle 21 yaşındaki bir gencin vefat ettiği iddia edilirken havaların
ısınmasıyla birlikte uzmanlar keneye karşı uyardı. Sıcak yaz günlerinde park,
bahçe, mesire alanı gibi yeşil alanlarda vatandaşların yoğunluk oluşturduğuna
dikkat çekilirken İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Dekan Yardımcısı, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik
Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. İlker İnanç Balkan da önemli
tavsiyelerde bulundu. Kenenin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini
aktaran Prof. Dr. Balkan, kişilerin açık renkli, uzun giysiler tercih etmesi ve
vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini belirtti.
"Çıplak elle çıkarılmamalı"
"Keneler nisan ayı ortasıyla eylül ayı ortası
arasında toprak sıcaklığı 16-18 dereceye çıktığında hayatımızda bir yer teşkil
etmeye, hastalık bulaştırmaya başlıyor" diyen Prof. Dr. İlker İnanç
Balkan, " Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo
Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz Benekli Ateşi. Lyme hastalığı, Akdeniz
Benekli Ateşinin kene popülasyonu daha farklı bölgelerde. Akdeniz benekli ateşi
özellikle Trakya bölgesinde daha çok görülüyor. Lyme daha kırsal, dağlık ve ya
tarımla ilgili faaliyetlerin olduğu bölgelerde. KKKA'nın taşıyıcısı keneler
ülkemizde belirli bir bölgede daha çok görülüyor. Kelkit Vadisi denilen veya
Doğu Karadeniz, Orta Anadolu Hattı'nda özellikle Sivas, Çorum, Tokat gibi illerimizin bulunduğu bölgede yoğun
olarak görülüyor. Kırsal alanda çalışanlar, pikniğe gidenler, tarım ve
hayvancılıkla meşgul olanlar özellikle dikkat etmeli. Kenenin tutunduğunu fark
etmek bazen güç oluyor. Pikniğe gidenler, açık alanda çimenlerin üzerine
oturmak yerine bir örtünün üzerine oturmalı, mümkünse pantolonlarını bir
çorabın içerisine alarak bulunmalı. Eve geldiklerinde kontrol etmeleri çok
önemli. Vücutta diz arkası, kulak arkası, saçlı deri gibi kıyıda köşede kalmış
vücut bölgelerine keneler tutunabilir. Çıplak elle değil eğer kene tutulmamışsa
bir peçete yardımıyla alınmalı. Eğer tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak
lazım. Kenenin çıkartılması esnasında baş kısmı eğer cildin içerisinde kalırsa
hastalığın bulaşması kolaylaşır" dedi.
"İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir"
Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Balkan, "KKKA
için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler
başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi
çok özgül olmayan belirtiler, gribi de düşündürebilecek belirtiler. O yüzden
kişinin dikkatini çekmeyebiliyor, bu da gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün
hiç belirti olmayabilir, sonrasında başlayabilir. Kene tutunmasını izleyen 10
gün içinde belirtilerden herhangi birisi ortaya çıkarsa derhal sağlık
kuruluşuna başvurmak, gecikmemek gerekir. KKKA'ya yol açan virüs, vücuda
yayıldığında tüm organları etkileyen organ yetmezliklerine, vücut içerisinde
kanamalara yol açan, çok ağır bir klinik tabloya ve çoklu organ yetmezliğine
sebep olabiliyor, bu çok hızlı ilerleyebiliyor. Burada biraz zamanla
yarıştığımızı söylemeliyim. Destek tedavisi yapılıyor, kanamayı önleyici
tedaviler. Antiviral bir ilacımız var ama hafif vakalarda çok ihtiyaç olmuyor.
Yılda 500 ila bin vaka arası kayıtlara geçiyor. Bunlardan da yüzde 3 ila 5'i
arasında vaka maalesef ölümle sonuçlanıyor. Yüzde 10-15 gibi ağır vaka olduğunu
söyleyebiliriz. Eşlik eden başka hastalıkların bulunması da bir faktör. İyi
takip edilmezse, geç kalınırsa ölümcül olabiliyor. Virüse özgü bir
antiviralimiz yok, aşı çalışmaları devam ediyor. Spesifik, virüse özgü bir
tedavi henüz elimizde yok" şeklinde konuştu.
"Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, ölüme
yol açabilir"
Henüz sıcaklıkların yeni geldiğini ve kişilerin
bulundukları noktalarda mutlaka dikkatli olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr.
Balkan sözlerine şöyle devam etti:
"Vaka sayısı artacak, bunu ciddiye alalım,
böyle bir risk var. Keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve bu virüs 10
gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Çocuklarımızı, sevdiklerimizi korumak
amacıyla daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sağlık Bakanlığı'mızın yayınladığı
broşürler var, bilgilendirme videoları var. Bağda, bahçede, tarlada, piknikte
vakit geçiren vatandaşlarımız eve döndüklerinde vücuda tutunan bir kene var mı,
kontrol etsinler. Aile fertleri birbirini kontrol ederek kene tutunması
açısından birbirini gözden geçirerek bu önlemi alabilirler. Açık renk
kıyafetler giymek kenenin fark edilmesini kolaylaştıracaktır. Kişinin kene
teması bütün yaklaşımı değiştiriyor, hastayı gözlem altına almayı gerektiriyor.
Tanı konuncaya kadar mutlaka hastalarımızı gözlem altında tutuyoruz. Durumu
hekime bildirmemiz, özellikle bu aylarda nisan-eylül aylarında keneyle ilişkili
hastalıkların görüldüğü coğrafyada yaşayan vatandaşlarımız bu konuda daha
duyarlı, hassas olabilirlerse daha erken tanı konulması ve tedavinin başlanması
açısından hayat kurtarıcı olacaktır. Bütünlüğünü koruyarak çıkarmak lazım,
sonra orayı sabunlu suyla yıkamak lazım. Kene tutunmuş vaziyetteyken üzerine
herhangi bir kimyasal uygulamak kenenin kusmasına yol açacağından kene de
virüsü zaten sindirim sisteminde taşıdığı için hastalığı daha da fazla
bulaştırmasına yol açacağından kesinlikle önerilmez. Kenenin bütünlüğünü
bozmadan çıkarma imkanımız yok ise hiç dokunmadan sağlık kuruluşuna başvuralım
bu önemli"