- 0 356 317 97 66
Emeğin
bayramı olarak ifade edilen 1 Mayıs dünyanın dört bir yanında işçi bayramı,
emek bayramı, 1 Mayıs bayramı vb. adlarla; haksızlıklarla mücadele ve
dayanışma gibi amaçlarla kutlanmaktadır.
Her
yıl tüm dünyada coşku içerisinde kutlanan işçi bayramının geçmişinin çok eski
yıllara kadar uzandığı bilinmektedir.
1856
yılında Avustralya’nın Melbourne bölgesinde inşaat ve taş işçileri 8 saatlik
çalışma gününü elde etmek adına Melbourne Üniversitesi’nden başlayıp Parlamento
Evi’ne kadar yürüyüş düzenlemişlerdir. Bu yürüyüş işçi direnişinin ilk olma
özelliğine sahiptir.
1856’da
Avustralya’da başlayan işçi hareketi 1
Mayıs 1884’te Amerika Birleşik
Devletleri’ne sıçramış, işçilerin bir
gün içerisindeki çalışma sürelerinin 8 saate inmesi için yaptıkları kitlesel
grevler ve hak arayışlarının yaygın hale
gelmesiyle 1 Mayıs küresel bir boyut
kazanmıştır. Ardından 1886 yılında Chicago’da 8 saatlik çalışma talebi ile
yaklaşık yarım milyon kişinin katıldığı bir iş bırakma eylemi yapılmış, siyah
ve beyazların birlikte katıldığı gösteriler önyargıların yıkıldığı ve büyük
yankılar uyandıran bir gün olarak ifade edilmiştir. l Mayıs’ta 200 bin
Amerikalı işçi iş bırakmış ve 8 saatlik iş günü talebinde bulunmuş, Polis yasa
dışı olarak değerlendirdiği eyleme müdahale etmiş, 1886 1 Mayıs’ında yapılan
eyleme katılanların üzerlerine ateş açılması sonucu 10 kişi hayatını
kaybetmiştir.
Bu olayların sorumlusu olarak 8 işçi lideri
tutuklanmış ve bunlardan 4’ü idama mahkum edilmiş infazları yapılmıştır.
İşçi
sınıfının insanca çalışmak için gösterdiği direnişin simgesi olan 1Mayıs, 19.
Yüzyıl boyunca işçilerin ve emekçilerin uzun sürmüş mücadelesinin bir
sonucudur. Sömürüye karşı, emek cephesinin sermaye cephesine meydan okuduğu ve bir
bayrak gibi zaferini dalgalandırdığı gündür. Amerikalı işçi lideri Albert
Parsan idama giderken “Suçsuzum ben, tüm dünya biliyor suçsuz olduğumu. Cani
olduğum için değil, işçi haklarını savunduğum için asılıyorum” demiştir.
1
Mayıs ve devam eden günlerde süren gösteriler 4 Mayıs tarihine geldiğinde kanlı
sonuçlanan Haymarket olayına neden olmuş, büyük sonuçlara yol açması nedeniyle
gösteriler engellenmiş, bir sonraki gösteri 1890 yılında yapılabilmiştir.
Zaman
içerisinde 8 saatlik iş günü pek çok ülkede kabul edilmiş ve 1 Mayıs bunun
temellerinin atıldığı gün olarak ilan edilmiştir. O günden bugüne dek 1 Mayıs
işçi bayramı kutlamaları ile varlığını sürdürmektedir.
Ülkemizde
ise 1 Mayıs ilk kez 1906’da kutlanmış, 1908’de Üsküp’te, ''Emek ve Dayanışma
Günü'' ilan edilmesiyle genişlemiş, 1910’da Rumeli’nin bazı şehirlerinde, 1911 yılında, işçi örgütlenmesinin en
gelişmiş olduğu yer Selanik'te tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs
gösterisi düzenleyerek bu günü kutlamalarından sonra 1912’de ilk kez İstanbul’da kutlanmıştır.
2009 yılında da resmi tatil haline getirilmiştir.
Tüm
ülkelerde kutlanan işçi bayramı, dayanışma esasıyla bütün işçilerin ortak anma
günü ilan edilmiştir. Resmi tatil olarak kutlanmaya başlanan 1 Mayıs günümüzde
üzerine çok sayıda kitaplar yazılan, marşlar bestelenen, gündemden düşmeyen bir
gün haline gelmiştir.
Ülkelerin
gelişmesinde ve kalkınmasında işçi ve emekçilerin katkılarının çok büyük olduğu
vurgulanarak kültürümüzde alın teri
kutsal sayılmış ve “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödenmesi”
anlayışı ile emeğe verilen değer gösterilmiştir. Bu anlayışın gelecek nesillere taşınması adına, 1 Mayıs
çok büyük anlam ifade etmektedir.
1919’da
2.Dünya Savaşını sona erdiren Versailles Barış Antlaşması’nın (427. maddesi ile
benimsenen dokuz temel ilkenin arasında, “sekiz saatlik işgünü ve 48 saatlik
çalışma ile en az 24 saatlik haftalık tatilin uygulanması, bu tatilin olabilen
her yerde Pazar günü olması” hedefleri de yeralmış, böylece işçi hareketinin
uzun yılları kapsayan direnişi ilk önemli sonucunu vermiştir.
1Mayıs
işçi sııfının insanca çalışma için gösterdiği,
kimi zaman ağır bedeller ödediği direnişin simgesidir. Bu simge her yıl yeniden kutlanmaktadır,
kutlanacaktır.
1920’ye
kadar savaş nedeniyle kutlanamamış, 1921’de işgal kuvvetlerinin yasaklamalarına
karşın kitlesel 1Mayıs gösterileri yapılmış, 1922 ve 1923’de ilk kez 1Mayıs
gerçek anlamı ve içeriğiyle kutlanmıştır. İstanbul-Ankara-Adapazarı, Mersin ve
İzmir’de emperyalist işgalcilere ve yerli uşaklara karşı mücadeleye dönüştürülmüştür.
1925'te
çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasaklamış ve uzun yıllar
bu yasak geçerliliğini korumuştur.
1935
yılında ise 1 Mayıs'a "Bahar Bayramı" adı verilmiş ve ücretsiz tatil
günü ilan edilmiştir.
12
Eylül darbesi ile birlikte 1 Mayıs tamamen engellenmiş ve 12 Eylül yönetimi
1Mayıs’ı genel tatil günü olmaktan çıkarmıştır. 12 Eylül sonrasında ilk yasal
1Mayıs gösterisi girişimi 1988 yılında gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de 1990’lı
yıllardan başlayarak 1Mayıs’ın işçilerin bayramı, uluslararası birlik, mücadele
ve dayanışma günü olduğu fikri kabul görmüştür. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü,
yapısal sorunlar içinde olan işçi sınıfının kazanılmış haklarının korunması,
toplumsal görünürlük kazanması, toplumsal-ekonomik hak taleplerinin kamunun
gündemine taşınması ve bu konuda kamusal tartışmaların yapılması açısından
önemli bir zorunluluktur.
Aylardır
maaşını alamayan ya da çalışma koşullarının iyileşmesi için hak arayışında gece
gündüz demeden çalıştıkları yörelerden Ankara’ya kadar aç açık günlerce
yürümeler, seslerini duyuramayınca baretlerini yerlere vurmalar, açlık
grevlerine gitme durumuna kadar varan eylemler olmaması en büyük dileğimizdir.
Ülkelerin
gelişmesinde ve kalkınmasında işçi ve emekçilerin katkılarının çok büyük olduğu
bilinciyle, ülkemizin kalkınması için, alın teriyle helal kazancının arayışında
olan milyonlarca işçinin günü olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü yürekten
kutluyor, 1Mayıs İşçi Bayramı onuruna “Kömür İşçisi” adlı şiirimi paylaşıyorum.
K
Ö M Ü R İ Ş Ç İ S İ
Yeri kazıyorum yer
altında
Ellerim
kara
Yüzlerim
kara
Bir
gözlerim
Bir
dişlerim ışır dünyaya
Yeri
kazıyorum yer altında
Babamın
yaptığı işi yapıyorum
Şimdi
kömür olan babamın
Grizu
korkusu
Göçük
korkusu
Görür
gibi oluyorum bir kara ceset
Kazmayı
her vuruşta
Yeri
kazıyorum yer altında
Ekmek
parası
Bir
cana diyet
Evleri
ısınıyor gibi duyuyorum
Kazmanın
ucunda beliren
Her
ağartıda
Yeri
kazıyorum yer altında
Kömürleşmiş
bir bedeni
Kömür
diye kazma bahasına
Ellerim
kara
Yüzlerim
kara
Sekiz
saat karalar kazıyorum gün be gün
Dünyaya
aydınlık taşımaya
Mehmet YARDIMCI