- 0 356 317 97 66
Zile bir çok konuda olduğu gibi resim sanatı
ile de ünlü bir kenttir.
Zileli ressamlar arasında 20. yüzyıl başı
sanatçılarından Zileli ressam ve Hattat Emin başta olmak üzere; Nihat Akyunak,
Fikret Tarhan, Mehmet Sezen, Cahit Koççoban, Kemal Türker, Sadık Öztürk, Ali
Efe, Nurhan Michel, Rabia Bıdı ve emekli bir yargıç olan Ahmet Sezen ilk akla
gelenlerdendir.
Zileli bu ressamların tablolarında sezilen
ortak özellik bir Zileli olarak Zile kültürünü yansıtarak sezdirmiş
olmalarıdır.
Zileli
Ressam ve Hattat Emin
Zileli Emin, 19 y.y.’da yaşamış, sanatını
çevre illere taşımış nakkaş ve halk ressamıdır. Anadolu’da yapılan birçok duvar
resminin sanatçısı eserinin altına imza atmadığı halde, eserinin altına imza
koyan iki sanatçıdan biridir. Zile Musa Fakih Türbesindeki ve Zile’nin Tekke
köyündeki Şeyh Nusrettin türbesinin doğu duvarındaki tablolarda imzası vardır.
Buradaki resimlerini 1858 ‘de yapmıştır. Bu resimler Zileli Emin’in bilinen en
eski resimleri olarak değerlidir. Amasya ve
Merzifon’da birçok caminin duvar resimlerinde Zileli Emin’in imzası bulunmaktadır.
Zileli Emin, Şeyhzade Abdurrahman Efendi ve
Ali Miralaygil şimdiye dek Anadolu’nun bilinen üç halk ressamıdır.
Ayrıca Zileli Nakkaş Emin’in, Merzifon’da
Karamustafa Paşa Camii şadırvanına resmettiği tasviriyle Zile Beyazıd-i Bestami
Türbesi, Amasya Sultan Beyazıd Camii ve külliyesi, Zile Elbaşoğlu Camii, Zile
Şeyh Nusreddin Türbesi ve Tokat Latifoğlu Konağı, gibi bir çok cami, medrese,
konak ve türbelerde eserleri bulunmaktadır.
Eserlerinin çoğunda Zile kültürüne ait izler
görülmektedir. Zileli Ressam ve Hattat Emin’in Anadolu insanının, bulunduğu
mekânı süslemedeki zevkinin inceliğini yansıtması bakımından önemlidir.
Nihat
AKYUNAK
Mayıs 1922 de Zile’de doğan ve 23 Ocak 1986, Aydın’da vefat eden Zileli
önde gelen ressamlardan Nihat Akyunak, 1947'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar
Akademisi resim bölümünden mezun olup
İlk kişisel sergisini, 1957'de İstanbul'da daha sonra Ankara, Eskişehir
ve İzmir'de açtığı sergilerle tanınıp Türk resminde, orta kuşağın geliştirdiği
figür kaynaklı görüşün temsilcileri arasında yer almış, uluslararası sergilere
katılıp Güzel Sanatlar Akademisi ve diğer Yüksek Okullar'da öğretim üyesi
olarak görev yapmıştır. Pek çok yurt içi sergisi yanında yurt dışında açtığı sergilerle Zile’nin adını
uluslararası boyuta taşımıştır.
Yurt Dışı Ulusal Sergiler
1963 - Çağdaş Türk Resim Sanatı Sergisi (Paris - Brüksel -
Berlin - Viyana - Roma)
1964 - Çağdaş Türk Grafik Sanatları
Sergisi (Bükreş - Tunus - Cezayir -
Lübnan)
1965 - Çağdaş Türk Grafik Sanatları Sergisi (Prag-Moskova-Helsinki-Varşova-Sofya)
1967 - Linz Şehri Türk Haftası ve Viyana Sergileri
Uluslararası
Sergiler
1962 - Lugano «Bianco e Nero» Sergisi
1963 - Sao Paulo Bienali
Kikret
TARHAN
1932'de
Zile’de doğan Fikret Tarhan, Sivas
Öğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü
1956 yılında bitirip Malatya Lisesine atanmıştır.
Erzincan Askerî Lisesinde, Marmaris
Lisasi’nde ve Zile Ortaokulu’nda resim öğretmenliği yaptıktan sonra Bakanlıkta
şube müdürlüğü görevinde bulunup Tekrar Zile’ye dönmüş ve Zile Kültür Derneğini
kurup Çağıltı Kültür Sanat Dergisini
yayınlamaya başlamıştır.
Zile’ye yerleşip emekli olarak yaşamını sürdürürken
28 Aralık 1982’de vefat etmiştir. Vefatından sonra şiirleri “İnsanca Yaşamak
adlı birkitapta yayımlanmış, eserleri Ankara’da İş Bankası Sanat Galerisinde
Sergilenmiştir.
Tablolarından bazıları:
Mehmet
Sezen
Zile Kültürünün Temsilcisi: Zile kültürüne
damga vurmuş, bu bölgenin tarihi ve kültürel değerlerine hizmet etmiş bir isim
olarak tanınır. Hayat hikayesini
"Zile'de Bir Ömür Hayatımın Hikayesi" adlı kitapta anlatmıştır.
Zile kültürü, tarihi ve özellikle arkeolojik
(örneğin, Zile Kalesi'nin doğusundaki Romalılar dönemi antik yapılar)
çalışmalarına katkılarıyla ve hobi olarak
yaptığı tabloları ile Zileli ressamlar arasında sayılır. Halk arsında
çizdiği karikatürleriyle de bilinmektedir.
Resimlerinden Örnekler:
Cahit Koççoban
1946’da Zile'de doğan
Cahit Koççoban, İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nu
bitirmiş, Osmanlı döneminden kalma bozulan duvar resimlerini tamir ederken
dikkat çektiği için Kültür Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğüne alınmış ve İzmir
Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü'nden emekli olana kadar Kültür Bakanlığı mensubu
olarak çalışmıştır. Seferihisar’a yerleşip 2009 yılında kurmuş olduğu
atölyesiyle Seferihisarlıların bilgesi, Cahit hocası olmuştur.
Her ne kadar Pir Sultan heykeli ve çeşitli
heykelleriyle dünya çapında isim yapsa da Zile’nin iftihar kaynağı olarak
Anadolu topraklarının tamamından harmanlanmış bir sanatçı olan ve
“Seferihisar’dan aldığımı ona geri veriyorum” diyen, memleketin yüreğini
tablolarında tuvale, heykellerinde taşlara döken Koççoban, İzmir ve ilçeleri başta olmak üzere Zile
yanında Yurdun her köşesine önemli eserleriyle damgasını vurmuştur.
Kemal
Türker
1949’da Zile'de doğan
Kemal Türker, 1967 yılında Tokat İlköğretmen Okulu'ndan mezun olduktan sonra altı
yıl ilkokul öğretmenliği yapıp gittiği Gazi Eğitim Enstitüsü Resim - İş
Bölümü'nden 976 yılında mezun olup resim öğretmenliğine başlamıştır.
Sivas Pamukpınar Öğretmen Lisesi'nde ve
Tokat'ın orta dereceli okullarında dokuz yıl resim öğretmenliği yapan Türker,
1985’te okutman olarak Tokat Ziraat Fakültesi'nde göreve başlamıştır. 1986’da Lisans tamamlayıp1990 yılında Konya Selçuk
Üniversitesi'nden doktoraya eşdeğer "sanatta yeterlik" almış, 1994
yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde yardımcı doçent olmuştur.
Resimle ilgili çalışmalarını daha çok
suluboyada yoğunlaştıran, tablolarında genellikle doğasıyla, yeşiliyle, günlük
yaşantısı, - gelenek ve görenekleriyle - Tokat yöresini anlatan Kemal Türker,
sulu boyaları ile tanınmıştır.
Öğretim üyesi olarak görevini sürdürürken vefat etmiştir.
Resimlerinden örnekler:
Sadık
Öztürk:
1954’te
Zile’de doğan Sadık Öztürk, Şah
Kalender, Koyun Abdal, Kul Himmet, Sivas Madımak olayları anıtlarına imza atmış
ressam, heykeltraş ve öğretmen olan Sadık Öztürk, özellikle çalışmalarını
geride bırakarak 16 Eylül 2025’te vefat
etmiştir.
Ali Efe
1965 yılında zile de doğan, Zile’de
tamamladığı orta öğreniminden sonra
1988’de Gazi Üniversitesi Eğitim Fak. Resim bölümünden mezun olan ve resim öğretmeni olarak yaşamını sürdüren Ali
Efe, Tokat'ın Zile ilçesinin kültürel mirasını ve yaşam kültürünü sanat
eserleriyle yansıtan, özellikle duvar resmi (mural) çalışmalarıyla tanınan bir
sanatçıdır.
"Şehrin Kültürel Geçmişi Duvar
Resimlerinde" projesi kapsamında Zile Belediyesi ile işbirliği yaparak, Zile
Kalesi çıkışındaki Kayacık Yokuşu gibi önemli noktalara ve ilçedeki boş
duvarları Zile'nin tarihi ve kültürel değerlerini yansıtan, kentin yaşam kültürünü
anlatan duvar resimleri yapmış ve Zile kültürünü yansıtan resimleri Zile
müzesinde yer almıştır.
Nurhan Michel
1979’da Zile’nin Şeyh Köyün'de dünyaya gelen,
ilkokulu köyünde, orta öğrenimini Zile’de tamamlayan Nurhan; ebe-hemşire annesi
ve öğretmen babasının desteğiyle Ankara Üniversitesi Iletişim Fakultesini
derece ile bitirmiştir.
Dil öğrenmek için gittiği Amerika’da eşiyle
tanıştığı 2013 yılında Zile’de Lise yıllarından beri ilgili olduğu ve hobi
olarak yürüttüğü resim sanatının hayatına yoğun biçimde dahil olması Manhattan'da
özel bir okulda aldığı "Resme Giriş" dersi dönemine rastlar.
“Baslangıçta hayatın keşmekeşliğinden kaçıp
sükunete ulaşmak için yaptığım resimler benim için bir tutkuya dönüşünce; diğer
uğraşlarımı bir yana bırakıp, resme yoğunlaştım. 2015 yılında anne olmamla birlikte resimlerim
bambaşka bir boyut kazandı.
Artık kızım resimlerimde bolca yer verdiğim
bir özne olmaya başladı.” diyen Nurhan
Michel, ilk kişisel sergisini Intro to
Nem Art'ı 2018 yılında, kendi
çabalarıyla Manhattan'da gerçekleştirmiştir.
“Yasamda
ne kadar bilinçli olursan, gölgen o kadar geri çekilir ve merakla attığın her
adım, otantik benliğinin parlaklığını ortaya çıkarır.” diyen, yaşamını eşi ve
kızıyla birlikte New York'ta sürdüren Zileli Ressam Nurhan Michel’in
tablolarından örnekler:
Rabia
Bıdı
İstanbul'da yaşayan
ve Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya gelen Rabia Bıdı, özellikle sulu boya tekniğiyle yaptığı Zile
sokakları, eski Zile evleri ve kültürel temalı resimleriyle tanınan bir
sanatçıdır.
Küçük yaşlardan itibaren resim sanatına olan
ilgisi nedeniyle 2002’de Ressam Cemal
Toy’un atölyesinde resim eğitimi almış, ilk kişisel sergisini 2009’da İstanbul Gaziosmanpaşa Belediyesi kültür ve
Sanat Merkezinin sponsorluğunda gerçekleştirmiştir.
2. Kişisel sergisini Eyüp Belediyesi Kültür
Merkezi 3. kişisel sergisini Tokat Zile Belediyesi Kültür ve Sanatevinde
açmıştır. Kıbrıs, Bakü ve Paris olmak üzere yurtdışı ve yurtiçinde bir çok
karma sergi, çalıştay ve sosyal sorumluluk projelerinde yer almıştır.
Geleneksel Türk el sanatlarına olan ilgisi
nedeniyle tezhip dersleriyle birlikte ahşap ve kumaş boyama dersleride alan
Bıdı, bir dönem Tual Sanat atölyesinde resim eğitmenliği de yapmıştır.
Aynı zamanda Saküder derneği üyesi olan
sanatçı evli ve iki çoçuk annesidir.
Resimlerinden
Örnekler:
Ahmet
Sezen
Emekli
Bir Yargıçın Fırçasından Yansıyanlar
1987’da Malatya İnönü Üniversitesi’ne Personel Dairesi Başkanı olarak
atandığımda ailece tanıştığım, o dönemde Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi
Hakimi olan Ahmet Sezen’le o günden bu
güne dostluğumuz uzak kentlerde görev yapsak da hiç kopmamıştı.
1998’de İzmir Dokuz Eylül
Üniversitesi’ne atandığımda iki hemşehri Tekrar bir araya gelmiştik. Yakın dostum
olan kardeşi Mehmet Sezen de hobi olarak çok güzel kanun çalıyor, çok güzel
şarkı söylüyor, çok güzel resimler ve karikatürler çiziyordu. Demek ki sanatkâr
ruhları genetikti. Yakın dostu ve mesai arkadaşı Yılmaz Biçer’in Ahmet Sezen
üzerine yazdığı bir yazısında:
“Ahmet Bey’in yarattığı desenler,
örneğini doğada göremeyeceğiniz minik çiçeklerin, yaprakların stilize edilmiş
dalların bir birine eklenmesiyle ortaya çıkan garip ama fevkalade desenlerdi.
O, ender olarak figüratif resimler de yapardı.
İlk gençlik yıllarından beri
resimle haşir neşir olan Ahmet Sezen’in amacı resim öğretmeni olmakken yargıç
olan ağabeyisinin baskısıyla Hukuk Fakültesine girmiş ve hobi olarak sürdürdüğü
sanatçı kişiliği, küçük küçük kâğıtlara daha çok çini mürekkebiyle çizdiği
desenlerle somutlaşmış, bu çizimleri zaman içinde özgün üslubunu kazandırmıştır.
Hobi olarak çizdiği desenlerin ana
çizgilerini mürekkeple belirleyip bulabileceği her renk mürekkeple de oya gibi
işleyerek harika tablolar oluşturan Ahmet Sezen, yaptığı tabloları ancak
anlayanlara gösterir sonra da kaldırıp arşivlerdi” deyişi bana çok ilginç gelmişti.
Evinin duvarları yaptığı tablolarla süslü
olan, bunca sene yaptığı tabloları, çizdiği eskizleri ve her biri çok orjinal,
göz alıcı, usta bir desinatörün elinden çıkmış gibi ince ince işlenmiş zarif kumaş desenleri olabilecek
çalışmalarını kumaşçılar dahil, hiç kimseye vermemiş olması şaşırtmıştı beni.
1933’te Zile’de doğan Ahmet
Sezen ilk ve ortaokulu Zile’de okuduktan sonra, babasının memuriyeti
gereği Liseyi Sivas, Eskişehir, İstanbul
Haydarpaşa ve Samsun 19 Mayıs liselerinde okuyup Üniversiteyi İstanbul Hukuk Fakültesinde bitirdikten sonra bir süre Artvi
Şavşat’ta savcılık ve Niksar’da savcı
yardımcılığı yapmış, isteği üzerine yargıçlığa geçince de Ordu Kumru’ya atanmıştır. Tokat Niksar’da
dört yıl, Muğla Milas’ta dokuz yıl hakimlik yaptıktan sonra Malatya Devlet
Güvenlik Mahkemesine hakim olarak atanmış, bir süre sonra da DGM Başkanı olmuştur. Bu görevden sonra da
isteğiyle İzmir Sulh Ceza Hakimliğine atanmış ve 10 yıl çalışıp 1998’de yaş
haddinden emekli olmuştur.
Kendisine yaptığın resimler nerede diye
sorduğumda: “Bir yerlerde duruyor, çoğu
evde” deyip arşivini açınca gördüğüm tablo ve resimlerden bazılarının
fotoğrafını alıp bir yazı ile paylaşmak istedim.
93 yaşındaki Zile’nin bu mütevazi ve güzide ressamının tablolarının 91 yaşındaki kardeşi
Mehmet Sezen’in tabloları ile birlikte Zile’de sergilenmesini, hatta Zileli tüm
ressamların tablolarının Zile ve Tokat’ta bir kültürel etkinlik olarak
gerçekleştirilmesini Zile Belediyesine
öneriyor, vefat eden Zileli ressamlara rahmet diliyor, hayatta olanlarla Ahmet
Sezen ve Mehmet Sezen kardeşlere uzun
ömürler temenni ediyorum.
Resimlerinden örnekler: