Zile’de Yetişen Resim Dünyasının Önde Gelen Sanatçıları ve Emekli Bir Yargıç olan Zileli Ahmet Sezen’in Fırçasından yansıyanlar

 
Dr. Öğretim Üyesi MehmetYARDIMCI

Zile bir çok konuda olduğu gibi resim sanatı ile de ünlü bir kenttir.

Zileli ressamlar arasında 20. yüzyıl başı sanatçılarından Zileli ressam ve Hattat Emin başta olmak üzere; Nihat Akyunak, Fikret Tarhan, Mehmet Sezen, Cahit Koççoban, Kemal Türker, Sadık Öztürk, Ali Efe, Nurhan Michel, Rabia Bıdı ve emekli bir yargıç olan Ahmet Sezen ilk akla gelenlerdendir.

Zileli bu ressamların tablolarında sezilen ortak özellik bir Zileli olarak Zile kültürünü yansıtarak sezdirmiş olmalarıdır.

 

Zileli Ressam ve Hattat Emin

Zileli Emin, 19 y.y.’da yaşamış, sanatını çevre illere taşımış nakkaş ve halk ressamıdır. Anadolu’da yapılan birçok duvar resminin sanatçısı eserinin altına imza atmadığı halde, eserinin altına imza koyan iki sanatçıdan biridir. Zile Musa Fakih Türbesindeki ve Zile’nin Tekke köyündeki Şeyh Nusrettin türbesinin doğu duvarındaki tablolarda imzası vardır. Buradaki resimlerini 1858 ‘de yapmıştır. Bu resimler Zileli Emin’in bilinen en eski resimleri olarak değerlidir. Amasya ve  Merzifon’da birçok caminin duvar resimlerinde Zileli Emin’in imzası  bulunmaktadır.

Zileli Emin, Şeyhzade Abdurrahman Efendi ve Ali Miralaygil şimdiye dek Anadolu’nun bilinen üç halk ressamıdır.

Ayrıca Zileli Nakkaş Emin’in, Merzifon’da Karamustafa Paşa Camii şadırvanına resmettiği tasviriyle Zile Beyazıd-i Bestami Türbesi, Amasya Sultan Beyazıd Camii ve külliyesi, Zile Elbaşoğlu Camii, Zile Şeyh Nusreddin Türbesi ve Tokat Latifoğlu Konağı, gibi bir çok cami, medrese, konak ve türbelerde eserleri bulunmaktadır.

Eserlerinin çoğunda Zile kültürüne ait izler görülmektedir. Zileli Ressam ve Hattat Emin’in Anadolu insanının, bulunduğu mekânı süslemedeki zevkinin inceliğini yansıtması bakımından önemlidir.

         Nihat AKYUNAK

       Mayıs 1922 de Zile’de doğan  ve 23 Ocak 1986, Aydın’da vefat eden Zileli önde gelen ressamlardan Nihat Akyunak,  1947'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünden mezun olup  İlk kişisel sergisini, 1957'de İstanbul'da daha sonra Ankara, Eskişehir ve İzmir'de açtığı sergilerle tanınıp Türk resminde, orta kuşağın geliştirdiği figür kaynaklı görüşün temsilcileri arasında yer almış, uluslararası sergilere katılıp Güzel Sanatlar Akademisi ve diğer Yüksek Okullar'da öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Pek çok yurt içi sergisi yanında  yurt dışında açtığı sergilerle Zile’nin adını uluslararası boyuta taşımıştır.

Yurt  Dışı Ulusal Sergiler

1963 - Çağdaş Türk  Resim Sanatı Sergisi (Paris - Brüksel - Berlin - Viyana - Roma)

1964 - Çağdaş Türk Grafik Sanatları Sergisi  (Bükreş - Tunus - Cezayir - Lübnan)

1965 - Çağdaş Türk Grafik Sanatları Sergisi (Prag-Moskova-Helsinki-Varşova-Sofya)

1967 - Linz Şehri  Türk Haftası ve Viyana Sergileri

Uluslararası Sergiler

1962 - Lugano «Bianco e Nero» Sergisi

1963 - Sao Paulo Bienali

 

       Kikret TARHAN

       1932'de Zile’de doğan Fikret Tarhan,  Sivas Öğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü 1956 yılında bitirip Malatya Lisesine atanmıştır.

Erzincan Askerî Lisesinde, Marmaris Lisasi’nde ve Zile Ortaokulu’nda resim öğretmenliği yaptıktan sonra Bakanlıkta şube müdürlüğü görevinde bulunup Tekrar Zile’ye dönmüş ve Zile Kültür Derneğini kurup  Çağıltı Kültür Sanat Dergisini yayınlamaya başlamıştır.

Zile’ye yerleşip emekli olarak yaşamını sürdürürken 28 Aralık 1982’de vefat etmiştir. Vefatından sonra şiirleri “İnsanca Yaşamak adlı birkitapta yayımlanmış, eserleri Ankara’da İş Bankası Sanat Galerisinde Sergilenmiştir.

Tablolarından bazıları:

Mehmet Sezen

Zile Kültürünün Temsilcisi: Zile kültürüne damga vurmuş, bu bölgenin tarihi ve kültürel değerlerine hizmet etmiş bir isim olarak tanınır.  Hayat hikayesini "Zile'de Bir Ömür Hayatımın Hikayesi" adlı kitapta anlatmıştır.

Zile kültürü, tarihi ve özellikle arkeolojik (örneğin, Zile Kalesi'nin doğusundaki Romalılar dönemi antik yapılar) çalışmalarına katkılarıyla ve hobi olarak  yaptığı tabloları ile Zileli ressamlar arasında sayılır. Halk arsında çizdiği karikatürleriyle de bilinmektedir.

Resimlerinden Örnekler:

       Cahit Koççoban

       1946’da Zile'de doğan Cahit Koççoban, İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nu bitirmiş, Osmanlı döneminden kalma bozulan duvar resimlerini tamir ederken dikkat çektiği için Kültür Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğüne alınmış ve İzmir Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü'nden emekli olana kadar Kültür Bakanlığı mensubu olarak çalışmıştır. Seferihisar’a yerleşip 2009 yılında kurmuş olduğu atölyesiyle Seferihisarlıların bilgesi, Cahit hocası olmuştur.

Her ne kadar Pir Sultan heykeli ve çeşitli heykelleriyle dünya çapında isim yapsa da Zile’nin iftihar kaynağı olarak Anadolu topraklarının tamamından harmanlanmış bir sanatçı olan ve “Seferihisar’dan aldığımı ona geri veriyorum” diyen, memleketin yüreğini tablolarında tuvale, heykellerinde taşlara döken Koççoban,  İzmir ve ilçeleri başta olmak üzere Zile yanında Yurdun her köşesine önemli eserleriyle damgasını vurmuştur. 

       Kemal Türker

      1949’da Zile'de doğan Kemal Türker, 1967 yılında Tokat İlköğretmen Okulu'ndan mezun olduktan sonra altı yıl ilkokul öğretmenliği yapıp gittiği Gazi Eğitim Enstitüsü Resim - İş Bölümü'nden 976 yılında mezun olup resim öğretmenliğine başlamıştır.

Sivas Pamukpınar Öğretmen Lisesi'nde ve Tokat'ın orta dereceli okullarında dokuz yıl resim öğretmenliği yapan Türker, 1985’te okutman olarak Tokat Ziraat Fakültesi'nde göreve başlamıştır. 1986’da  Lisans tamamlayıp1990 yılında Konya Selçuk Üniversitesi'nden doktoraya eşdeğer "sanatta yeterlik" almış, 1994 yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde yardımcı doçent olmuştur.

Resimle ilgili çalışmalarını daha çok suluboyada yoğunlaştıran, tablolarında genellikle doğasıyla, yeşiliyle, günlük yaşantısı, - gelenek ve görenekleriyle - Tokat yöresini anlatan Kemal Türker, sulu boyaları ile tanınmıştır.

Öğretim üyesi olarak görevini sürdürürken   vefat etmiştir.

Resimlerinden örnekler:

Sadık Öztürk:

1954’te Zile’de doğan  Sadık Öztürk, Şah Kalender, Koyun Abdal, Kul Himmet, Sivas Madımak olayları anıtlarına imza atmış ressam, heykeltraş ve öğretmen olan Sadık Öztürk, özellikle çalışmalarını geride bırakarak 16 Eylül 2025’te  vefat etmiştir.

       Ali Efe

       1965 yılında zile de doğan, Zile’de tamamladığı orta öğreniminden sonra  1988’de Gazi Üniversitesi Eğitim Fak. Resim bölümünden mezun olan  ve  resim öğretmeni olarak yaşamını sürdüren Ali Efe, Tokat'ın Zile ilçesinin kültürel mirasını ve yaşam kültürünü sanat eserleriyle yansıtan, özellikle duvar resmi (mural) çalışmalarıyla tanınan bir sanatçıdır. 

"Şehrin Kültürel Geçmişi Duvar Resimlerinde" projesi kapsamında Zile Belediyesi ile işbirliği yaparak, Zile Kalesi çıkışındaki Kayacık Yokuşu gibi önemli noktalara ve ilçedeki boş duvarları Zile'nin tarihi ve kültürel değerlerini yansıtan, kentin yaşam kültürünü anlatan duvar resimleri yapmış ve Zile kültürünü yansıtan resimleri Zile müzesinde yer almıştır.

       Nurhan Michel

       1979’da Zile’nin Şeyh Köyün'de dünyaya gelen, ilkokulu köyünde, orta öğrenimini Zile’de tamamlayan Nurhan; ebe-hemşire annesi ve öğretmen babasının desteğiyle Ankara Üniversitesi Iletişim Fakultesini derece ile bitirmiştir.

Dil öğrenmek için gittiği Amerika’da eşiyle tanıştığı 2013 yılında Zile’de Lise yıllarından beri ilgili olduğu ve hobi olarak yürüttüğü resim sanatının hayatına yoğun biçimde dahil olması Manhattan'da özel bir okulda aldığı "Resme Giriş" dersi dönemine rastlar.

“Baslangıçta hayatın keşmekeşliğinden kaçıp sükunete ulaşmak için yaptığım resimler benim için bir tutkuya dönüşünce; diğer uğraşlarımı bir yana bırakıp, resme yoğunlaştım.  2015 yılında anne olmamla birlikte resimlerim bambaşka bir boyut kazandı.

Artık kızım resimlerimde bolca yer verdiğim bir özne olmaya başladı.” diyen  Nurhan Michel, ilk kişisel sergisini  Intro to Nem Art'ı  2018 yılında, kendi çabalarıyla Manhattan'da gerçekleştirmiştir.

“Yasamda ne kadar bilinçli olursan, gölgen o kadar geri çekilir ve merakla attığın her adım, otantik benliğinin parlaklığını ortaya çıkarır.” diyen, yaşamını eşi ve kızıyla birlikte New York'ta sürdüren Zileli Ressam Nurhan Michel’in tablolarından örnekler:

       Rabia Bıdı

       İstanbul'da yaşayan ve Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya gelen Rabia Bıdı,  özellikle sulu boya tekniğiyle yaptığı Zile sokakları, eski Zile evleri ve kültürel temalı resimleriyle tanınan bir sanatçıdır.

Küçük yaşlardan itibaren resim sanatına olan ilgisi nedeniyle 2002’de  Ressam Cemal Toy’un atölyesinde resim eğitimi almış, ilk kişisel sergisini 2009’da  İstanbul Gaziosmanpaşa Belediyesi kültür ve Sanat Merkezinin sponsorluğunda gerçekleştirmiştir.

2. Kişisel sergisini Eyüp Belediyesi Kültür Merkezi 3. kişisel sergisini Tokat Zile Belediyesi Kültür ve Sanatevinde açmıştır. Kıbrıs, Bakü ve Paris olmak üzere yurtdışı ve yurtiçinde bir çok karma sergi, çalıştay ve sosyal sorumluluk projelerinde yer almıştır.

Geleneksel Türk el sanatlarına olan ilgisi nedeniyle tezhip dersleriyle birlikte ahşap ve kumaş boyama dersleride alan Bıdı, bir dönem Tual Sanat atölyesinde resim eğitmenliği de yapmıştır.

Aynı zamanda Saküder derneği üyesi olan sanatçı evli ve iki çoçuk annesidir.

Resimlerinden Örnekler:

       Ahmet Sezen

       Emekli Bir Yargıçın Fırçasından Yansıyanlar

            1987’da Malatya İnönü Üniversitesi’ne Personel Dairesi Başkanı olarak atandığımda ailece tanıştığım, o dönemde Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi Hakimi olan Ahmet Sezen’le  o günden bu güne dostluğumuz uzak kentlerde görev yapsak da hiç kopmamıştı.

          1998’de İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’ne atandığımda iki hemşehri Tekrar bir araya gelmiştik. Yakın dostum olan kardeşi Mehmet Sezen de hobi olarak çok güzel kanun çalıyor, çok güzel şarkı söylüyor, çok güzel resimler ve karikatürler çiziyordu. Demek ki sanatkâr ruhları genetikti. Yakın dostu ve mesai arkadaşı Yılmaz Biçer’in Ahmet Sezen üzerine yazdığı bir yazısında:

          “Ahmet Bey’in yarattığı desenler, örneğini doğada göremeyeceğiniz minik çiçeklerin, yaprakların stilize edilmiş dalların bir birine eklenmesiyle ortaya çıkan garip ama fevkalade desenlerdi. O, ender olarak figüratif resimler de yapardı.

            İlk gençlik yıllarından beri resimle haşir neşir olan Ahmet Sezen’in amacı resim öğretmeni olmakken yargıç olan ağabeyisinin baskısıyla Hukuk Fakültesine girmiş ve hobi olarak sürdürdüğü sanatçı kişiliği, küçük küçük kâğıtlara daha çok çini mürekkebiyle çizdiği desenlerle somutlaşmış, bu çizimleri  zaman içinde özgün üslubunu kazandırmıştır.

            Hobi olarak çizdiği desenlerin ana çizgilerini mürekkeple belirleyip bulabileceği her renk mürekkeple de oya gibi işleyerek harika tablolar oluşturan Ahmet Sezen, yaptığı tabloları ancak anlayanlara gösterir sonra da kaldırıp arşivlerdi” deyişi bana çok ilginç gelmişti.

       Evinin duvarları yaptığı tablolarla süslü olan, bunca sene yaptığı tabloları, çizdiği eskizleri ve her biri çok orjinal, göz alıcı, usta bir desinatörün elinden çıkmış gibi  ince ince işlenmiş  zarif kumaş desenleri olabilecek çalışmalarını kumaşçılar dahil, hiç kimseye vermemiş  olması şaşırtmıştı beni.

            1933’te Zile’de doğan Ahmet Sezen ilk ve ortaokulu Zile’de okuduktan sonra, babasının memuriyeti gereği  Liseyi Sivas, Eskişehir, İstanbul Haydarpaşa ve Samsun 19 Mayıs liselerinde okuyup  Üniversiteyi İstanbul Hukuk   Fakültesinde bitirdikten sonra bir süre Artvi Şavşat’ta savcılık ve Niksar’da  savcı yardımcılığı  yapmış, isteği üzerine  yargıçlığa geçince de  Ordu Kumru’ya atanmıştır. Tokat Niksar’da dört yıl, Muğla Milas’ta dokuz yıl hakimlik yaptıktan sonra Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesine hakim olarak atanmış, bir süre sonra da  DGM Başkanı olmuştur. Bu görevden sonra da isteğiyle İzmir Sulh Ceza Hakimliğine atanmış ve 10 yıl çalışıp 1998’de yaş haddinden emekli olmuştur.

       Kendisine yaptığın resimler nerede diye sorduğumda:  “Bir yerlerde duruyor, çoğu evde” deyip arşivini açınca gördüğüm tablo ve resimlerden bazılarının fotoğrafını alıp bir yazı ile paylaşmak istedim.

       93 yaşındaki Zile’nin bu  mütevazi ve güzide  ressamının tablolarının 91 yaşındaki kardeşi Mehmet Sezen’in tabloları ile birlikte Zile’de sergilenmesini, hatta Zileli tüm ressamların tablolarının Zile ve Tokat’ta bir kültürel etkinlik olarak gerçekleştirilmesini  Zile Belediyesine öneriyor, vefat eden Zileli ressamlara rahmet diliyor, hayatta olanlarla Ahmet Sezen ve Mehmet Sezen kardeşlere  uzun ömürler temenni ediyorum.

       Resimlerinden örnekler: