ANŞA BACI ALTINOLUK’TA ANILDI

 

Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Gazetemizin 8 Mart 2025 tarihli sayısında tanıtımına geniş yer verdiğimiz ANŞA BACI bu defa da Alevi Kültür Derneği Altınoluk Şubesi tarafından anıldı ve tanıtıldı.

            Balıkesir/Altınoluk’ta ilgili Dernek tarafından 6-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenen 5.Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin 3. gününü Anşa Bacı’ya ayırdı. “Yolumuzun Kılavuzu, Kadın Analar; Anşa Bacı” başlığı altında tanıtımı yapılan konferansa konuşmacı olarak Yalıncak Sultan’ın torunlarından mali müşavir Sevim (Ana) Yalıncakoğlu katıldı.

            Altınoluk Alevi Kültür Derneği Başkanı Veli DOĞAN; “Uzun süredir Hubyar’a bağlı Veli Baba talibi Sıraçlara liderlik yapmış, bedeller ödemiş Anşa Bacı’yı anmak ve tanıtmak istiyorduk, program yoğunluğu nedeniyle bu tanıtım ancak bu yıla nasip oldu. Sevim Ana’da bu alanda yeterliği olan birisidir, davet ettik, kırmadı geldi, çok güzel bir sunum yaptı. Bu tür etkinliklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” demiştir.

            Yüzlerce kişinin katıldığı konferansta coşkulu ve etkili bir konuşma yapan Sevim Ana özetle:

            “Anşa Bacı üzerinde çok çalıştım. Kaynakları taradım, canlı kaynaklarla görüştüm, Tokat-Zile-Acısu Köyü’ne birkaç defa giderek mahallinde incelemeler, görüşmeler yaptım. Ön bilgi vermem gerekirse; Hubyar talibi Sıraçları tekrar bir araya toplamış olan Veli Baba’nın her geçen gün çevresini büyütmesinden rahatsız olan kişiler/gruplar Veli Baba’yı sürekli şikâyet etmeye başlamışlardır. Veli Baba Tokat’ta yargılanmış, beraat etmiş ama bu şikâyetlerden yılmamış yine de Hubyar Sultan’ın yolunu ısrarla sürdürmüştür. Veli Baba, 1867 yılında yaşadığı Zile-Acısu Köyü’nde vefat edince bu şikâyetçi kesim “Sıraçlar artık başsız kaldı” diyerek adeta bayram etmişler ama Anşa Bacı’yı hiç düşünmemişlerdir bile.

            Hubyar Sultan Ocağı; Tokat, Yozgat, Sivas, Amasya, Çorum illeri dâhil çok geniş bir coğrafyaya yayılmış etkili bir ocak. Başta Hacı Bektaş Dergâhı olmak üzere Anadolu’daki bütün Alevi dergâhlarına 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın 2.Mahmut tarafından kapatılmasını müteakiben Osmanlı tarafından el konulmaya başlanmış, buralara Nakşibendi Şeyhleri atanmıştır. Bu yıl tam da bu el konularak kayyum ataması yapılmış olmanın 200’üncü yılı. Amaç, “Alevilerin yolunu erkânını değiştirme/dönüştürme” projesi uygulayarak bu inancı yok edebilmek. Selçuklu döneminden beri öldürmekle bitirilemeyen Aleviliği bu tür projelerle yok etmekti hedef. Alevilerin önde gelenlerini, pirlerini sürgünlere gönderdiler. Bu baskılar sonrasında asimilasyonlar başladı. Hubyar yolunun asimile edilmesine direnenlerin başında Zile-Acısu Köyü’nden Veli Baba olmuştur. Talipler; yolun, erkânın bozulmasına tepki gösteren Veli Baba/Anşa Bacı’nın izinden, sözünden çıkmamaya başlamıştır.

            Veli Baba’nın 1867 yılında Hakk’a yürümesinden sonra, “kadın erkân mı yürütürmüş” diyenlerin aksine Anşa Bacı posta geçiyor. Anşa Bacı’yı kadın olmasından ötürü aşağılayıcı dedikodular artıyor, yolu yürütmesinden rahatsız oluyorlar, Sivas ve Tokat Nazırlığına “Anşa Bacı’nın büyük evleri, ahırları, atları var, örgütleniyor, ordu topluyor, silahlanıyorlar, Devlete karşı isyan edecekler” benzeri iddialarla şikâyet ediyorlar. Diğer hakaretamiz iddiaları burada söylemek istemiyorum, artık siz tahmin ederseniz. Anşa Bacı’nın küçük oğlu Hasan yol erkâna daha yatkın birisi. Dolayısıyla Anşa Bacı ile oğlu Hasan’ın yakalanarak Tokat’a getirilmesi isteniyor. Talipler bu yakalama emrine çok büyük tepki gösteriyorlar. Üç oğlu ve iki kızı olan Anşa Bacı 1887 yılında 70 yaşında iken Tokat’ta yargılanıyor ve  iki oğlu ve damadıyla birlikte Alevilerin, Türklerin en çok sürgün olarak gönderildiği bölge olan Şam’a gönderiliyor. 1890 yılında rüşvet vererek de olsa sürgünden kurtarılan Anşa Bacı memleketine binlerce insanın karşılamasıyla dönüyor, hizmetine kaldığı yerden aksatmadan devam ediyor ve zaten çok fazla yaşamıyor ve 1893 yılında 76 yaşlarında da Hakk’a yürüyor.

            Anadolu’nun inancı uğruna dik duran, eğilmeyen, hasta ve 70 yaşında olmasına rağmen ailece sürgünü göze alan kahraman kadın analarından olan Anşa Bacı’yı minnet ve şükranla anıyor, dedelerin/babaların/taliplerin Hubyar’ın, Veli Baba’nın, Anşa Bacı’nın sürdüğü yolu erkânı asimile etmeden/ettirmeden, bozmadan yürütmelerini temenni ediyorum” diyerek yoğun alkışlarla  sözlerini tamamlayan Sevim Ana konferansını tamamlamıştır.

            Kitap standı da açılan festivale katılan yazarlar kitaplarını okurlarına imzalayarak sunarken Gazetemizin yazarlarından eğitimci İsmail ÇELEBİ de; Veli Baba Anşa Bacı ve Sıraç Kültürü kitabı ile Deyişlerle Alevilik Sıraçlık (Veli Baba Anşa Bacılılar) kitabını okurlara tanıtmıştır.