Aranacak Metin :
[1]2 3 4 5 6 ...52 Sonraki »
Ulusları oluşturan temel unsurlardan birisi de kültür dediğimiz maddi ve manevi değerlerdir. Dil, Gelenek, görenek, inançlar, sanat ve edebiyat bir toplumun geçmiş yüzyıllardan akıp gelen değerleridir. Gelenekler ve görenekler gibi toplum üzerinde etkin birer yaptırım gücü bulunan kültürel öğeler, ortak geçmişi olan dünya halklarını bir arada tutan önemli ritüellerdendir. Tüm Türk toplumlarının en önemli değerlerinden biri olan nevruz, Türk dünyasının engin coğrafyasında yaşayan Türk kökenli toplulukların pek çoğu tarafından yaygın olarak kutlanan bahar bayramıdır. Nevruz, yani Farsça "Yeni Gün" adını taşıyan bahar bayramı, insan ruhunun doğadaki uyanışıyla birlikte bayram coşkusuyla kutladığı, günümüz Türk dünyasının ortak kültür mirası olan bir ritüeldir.Çin içlerinden Avrupa içlerine, Sibirya sahillerinden Yemen, Afrika kıyılarına kadar nice coğrafyada binlerce y
Tokat’ta meydana gelen 5.5 büyüklükteki depremin ardından Niksar ilçesine bağlı Kümbetli köyünde hasar gören cami minaresi, güvenlik önlemleri altında kontrollü şekilde yıkıldı. Niksar ilçesinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki deprem sonrası bölgede yapılan incelemelerde köy camisinin minaresinde ciddi yapısal hasar oluştuğu tespit edildi. Muhtemel bir yıkılma riskine karşı harekete geçen ekipler, çevrede güvenlik önlemleri alarak alanı kontrollü şekilde boşalttı. Jandarma ekipleri çevrede güvenlik çemberi oluştururken, AFAD ekipleri tarafından yürütülen çalışma kapsamında hasarlı minare kontrollü şekilde yıkıldı. Çalışma sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı öğrenildi.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" dedi. Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, deprem çalışmaları için gittiği Niksar'da depreme yakalandı. "1942 depremiyle bağlantısı yok" Koçbulut, geçtiğimiz gece yaşanan depremin 1942 depremi ile bağlantısı olmadığını belirterek, "AFAD tarafından açıklanan 5.5 büyüklüğündeki deprem Niksar havzasının kuzey kenarını sınırlayan ve 1942 kırığının hemen kuzeyinde yer alan hat. Oluşan deprem Pınarbeyli köyü civarında meydana geldi. Bu depremin 1942 ile bir alakası olmadığını düşünüyorum ve bunun kuzeyindeki bu parçalı hatlar üzerinde geliştiğini düşünebiliriz. Çünkü baktığımızda buradaki fayların normal bileşeni var ve havzaya doğru ilerliyor
Tokat Valisi Abdullah Köklü, Niksar merkezli 5,5 büyüklüğündeki deprem sonrası Erbaa’da yapılan ilk incelemelerde ciddi bir olumsuzluk görülmediğini açıkladı. Tokat’ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından sahadaki incelemeler sürerken, Tokat Valisi Abdullah Köklü Erbaa ilçesinde de incelemelerde bulundu. İlçede yetkililerden bilgi alan Vali Köklü, deprem sonrası ilçede yapılan ilk gözlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Depremin merkez üssünün Niksar ilçesi olduğunu hatırlatan Vali Köklü, sarsıntının Erbaa’da da hissedildiğini belirterek vatandaşların kısa süreli panik yaşadığını söyledi. İlk incelemelere göre bazı binalarda sıva çatlakları ve küçük çaplı dökülmelerin tespit edildiğini ifade eden Köklü, durumun teknik ekipler tarafından detaylı şekilde incelendiğini kaydetti. Vali Köklü: "Yapılacak detaylı incelemede durum net şekilde ortaya çıkacak" S
Zile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından geleneksel olarak düzenlenen iftar yemeği ve vergi ödül töreni geniş katılımla gerçekleştirildi. İlçemiz Kaymakamı Çağlar Tekin, Tokat Defterdarı Servet Yılmaz, Zile Vergi Dairesi Müdürü Serdar Dişli, ilçemiz protokolü, Zile TSO Meclis Üyeleri, Tokat Oda / Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları, İş dünyası temsilcileri, Oda üyelerinin ve davetlilerin bir araya geldiği programda ilçenin ekonomisine katkı sağlayan mükellefler ödüllendirildi.Açılış konuşmasını yapan Başkan Bice, “Mübarek Ramazan ayında, birlik ve paylaşma ruhu içerisinde düzenlediğimiz iftar programında sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Geleneksel hale getirdiğimiz “Vergi Ödül Töreni ve İftar Programımız”a katılan siz kıymetli üyelerimize bu vesileyle şükranlarımı sunuyorum.” Dedi. Zile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’nın yapmış olduğu faaliyetler hakkın
Okudukça, araştırdıkça insanın içi daralıyor.İnanın benim de canım sıkılıyor.Bu memleketi bu hâle getirenler rahat yataklarında yatmasın.Ne desek boş gibi geliyor bazen…Türkiye’de her yönden grafiği bu kadar hızlı düşen başka bir ilçe var mı bilmiyorum.Ama bugün bazı tarihî kaynaklara bakınca, garip Zile’min ne kadar ihmal edildiğini, hatta ne kadar kaderine terk edildiğini daha net gördüm.Nüfus, ekonomi, istihdam, sosyal hayat, eğitim, göç…Nereden tutsanız elinizde kalıyor.“Memlekette adam kalmadı” desek yalan olmaz.Canım memleketimin civan gibi gençleri ekmek parası için evini, ocağını terk edip büyük şehirlere gitti.Gitmeye de devam ediyor.Her geçen gün bir önceki günü aratıyor.Kısır çekişmeler, şahsi beklentiler,“Biz iyiyiz” diyerek kendimizi avutmalar…Adeta gemisini kurtaran kaptan misali.Artık nüfus karşılaştırmaları yapmak bile istemiyorum.Bir zamanlar bizimle kıyaslanamayacak durumda ol
İlçemizde lise öğrencileri tarafından geliştirilen yerli parmak izi okuma sistemiyle sınıf yoklamaları dijital ortamda anlık olarak yapılıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda Zile Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, öğretmenlerinin de destekleriyle dijital yoklama cihazı olan "ZİPOS" sistemini hayata geçirdi. Tamamen yerli imkanlarla tasarlanan sistemde öğrencilerin giriş çıkışlarının ve özellikle taşımalı eğitim kapsamındaki servis hareketlerinin anlık olarak takip edilmesi sağlanıyor. Tamamen okulun kendi imkânlarıyla geliştirilen ZİPOS sistemi sayesinde öğrenci takibinin daha hızlı, düzenli ve şeffaf şekilde yürütülmesi hedefleniyor. "Öğrencilerimizin okula giriş-çıkışları anlık olarak takip edilmektedir" Öğrencilerin okula giriş-çıkış saatlerinin geliştirdikleri cihaz sayesinde anlık olarak takip ettiklerini söyleyen Okul Müdürü Onur Demirmen; "Milli teknoloji
Yıllar evvel yollarımızın Buca Eğitim Fakültesinde kesiştiği sevgili Hocam Mehmet Yardımcı, 60 yıllık sanat hayatına, pek çok değerli ve nitelikli eser sığdırmış, evvela şair, ardından araştırmacı, yazar ve kıymetli bir akademisyen olarak ömrünü edebiyata adamıştır. Eserlerinin hem yapısal açıdan hem de sanatsal değer bakımından değerlendirilmesini özellikle okura ve araştırmacılara bırakmış; Halk Edebiyatı alanındaki bilimsel çalışmalarının topluma faydalı olmasına önem verir
İslam tarihindeki 3 Şems’ten biri olarak kabul edilen ve kabri Sivas’ta bulunan, Şemseddin Sivas-i hazretlerinin diğer adıyla Kara Şems’in, türbesinde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Anadolu’da yetişen büyük velilerden biri olan Şemseddin Sivas-i hazretlerinin Sivas’ta bulunan türbesinde Ramazan ayında ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Kara Şems olarak da adlandırılan Şemseddin Sivasi hazretleri; Şems-i Tebrizi ve Akşemseddin hazretleriyle birlikte Türk-İslam tarihinde ki 3 Şemsten birisi olarak kabul ediliyor. Üç Şems’ten biri Tarih araştırmacısı-yazar İbrahim Denizli, Şems-i Sivasi-i’nin Anadolu’da yetişen büyük velilerden biri olduğunu belirterek, "Şemseddin Sivasi, Anadolu’da yetişen büyük velîlerden olup Halvetiyye tarikatının Şemsiyye (Sivasiyye) kolunun kurucusudur. Esmer tenli olması sebebiyle "Kara Şems" diye tanınmıştır. Hicri 926- miladi 1519 yılında Tokat’ın Zile kazasında d
Tokat'ta hayırseverler, Ramazan ayında bakkal ve tüp bayilerindeki veresiye defterlerini satın alarak, vatandaşların borçlarını kapattı. Tokat'ta Ramazan ayının manevi atmosferiyle hayırseverler adeta iyilik yarışına girdi. Kentteki bazı hayırseverler, mahalle bakkalları ve tüp bayilerini ziyaret ederek, veresiye defterlerindeki borçları kapattı. Yapılan yardımlar sayesinde birçok aile borç yükünden kurtulurken, esnaf da duyarlı davranıştan memnuniyet duydu. Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan ve "zimem defteri" olarak bilinen gelenek kapsamında yapılan yardımlar, ihtiyaç sahiplerinin kimlikleri açıklanmadan gerçekleştirildi. Ramazan ayında artan dayanışma örneklerinden biri olarak değerlendirilen uygulama, Tokat'ta paylaşma ve yardımlaşma kültürünün canlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.